KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/2249 E., 2025/3021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/248 E., 2025/618 K.
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1 E., 2022/383 K.
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin mahiyet itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine göre müvekkili Belediye Başkanlığında işçi çalıştırdığını, iş akitleri feshedilen işçiler tarafından işçilik alacaklarının tahsili istemi ile açılan davalar sonucu müvekkilinin asıl işveren sıfatı ile sorumlu tutulduğunu ve iş mahkemelerince verilen ilamların icraya konulması neticesinde müvekkilince icra dosyalarına ödemeler yapıldığını,
müvekkilince yapılan söz konusu ödemelerden taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi gereği davalı Şirketin sorumlu olması nedeniyle ödemelerin rücuen tahsili amacıyla davalı hakkında açılan davaların yargılamaları neticesinde davaların kabulüne karar verildiğini, muhtelif mahkemelerce verilen kararların ilamlı icra konulduğunu ve davalı tarafından ilama dayalı borçların ödenmediğini ileri sürerek İİK'nın 177. maddesi uyarınca davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı davalı şirketin İİK'nın 43. maddesi gereğince iflasa tabi olduğu, davalı şirketin muamele merkezi itibariyle İİK.
154. maddesi kapsamında mahkememizin yetkili olduğu, icra emri tebliğine rağmen davalı şirket tarafından icra emrine konu borç ödenmediğinden İİK.' nın 177/4. maddesi kapsamında alacaklının doğrudan doğruya iflasının talep edilebilmesine ilişkin şartın oluştuğu, iflas talebinin İİK'nın 166/2. maddesinde öngörülen biçimde usulüne uygun olarak ilan edildiği, yine davacı tarafından İİK'nın 160. maddesi gereğince ilk alacaklar toplantısına kadar olan masraflar ile kanun yolları için gerekli tüm masrafın 09.09.2021 tarihinde mahkeme veznesine depo ettirildiği,
İİK'nın 177/son maddesi gereğince davalı şirketin temsilcisi ...'ın dinlenmek üzere mahkemeye celp edildiği, ancak davetiyenin usulüne uygun tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece bilirkişi raporu alınmadan ön inceleme duruşmasında karar verildiğini, bilirkişi incelemesi yaptırılması halinde müvekkili şirketin bağlı bulunduğu vergi daireleri ile devam eden işleri ve diğer ticari ilişkileri nedeniyle piyasadan alacakları olduğunun anlaşılacağını, şirketin aktif ve pasif malvarlığı ile fiili durumunun tespit edilmediğini, şirketin borca batıklıklığının tespitinde eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, şirketin borca batık olup olmadığının net verileriyle ortaya konulması gerektiğini,
borçlunun doğrudan iflasının istenebilmesi için ilama bağlı alacağın icra emri ile talep edilmesinin zorunlu olduğunu, söz konusu kararların kesinleşmeden icraya konu edilmesi ve mahkemece gerekçede yer verilen icra dosyalarının akıbeti hakkında tahkikat yapılmadan salt icra dosyalarının varlığı gözetilerek hüküm kurulmasının haksız olduğunu, İİK'nın 177/4 maddesinde borçlunun dinlenme için kısa bir müddette mahkemeye çağrılması gerektiğinin öngörüldüğünü, söz konusu davadan müvekkili şirketin ...
İflas Müdürlüğü'nün 2022/1 İflas dosyası ile 24.02.2022 tarihinde şirket merkezine yetkilillerin gelmesi ile bilgi sahibi olduğunu, dava süresince müvekkili şirkete tebligat yapılmadığını ve savunma haklarının kısıtlandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ilama bağlı alacağın ödenmemesi nedeniyle açılan doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2249, K. 2025/3021, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama