KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/2498 E., 2025/4398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/85 E., 2025/251 K.
- İlk derece mahkemesi
- Finike 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.
- Sayısı
- 2018/191 E., 2020/123 K.
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; kooperatif yönetim kurulunun 05.03.2018 tarihli kararıyla taraflarının kooperatif başkanlığı döneminde evrak eksikliği ve tek imza karşılığında üye kayıtlarının yapıldığını, taraflarına ait olan ... ve ... isimli iki adet balıkçı teknesinin avlanma ruhsatlarının olmadığı iddia edilerek kooperatif üyeliklerinden ihraçlarına karar verildiğini, davalı yönetim tarafından, taraflarına ait balıkçı teknesinin olup olmadığı ve avlanma ruhsatlarının olup olmadığı hususunda araştırma yapılmadığını, herhangi bir ihtar yazısı gönderilmediğini ve kanunda belirtilen süreler beklenmeden ihraç kararı alındığını ileri sürerek, ihraç kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatif ana sözleşmesinin 9. maddesinde kooperatife üye olabilmek için gereken şartlar sıralanmış olduğunu, buna göre diğer şartların yanısıra üyelerin su ürünleri ihtihsalini meslek edindiğini ruhsat teskeresi ile tevsik etmesi aranmakta olduğunu, 21. maddesinde ise ortaklıktan çıkarma usulünün düzenlendiğini, bu madde ile,
9. maddede belirtilen üyelerde aranacak şartlardan birini kaybeden üyelerin üyelikten çıkartılacaklarının öngörüldüğünü, davaya konu edilen 05.03.2018 günlü kararın ana sözleşmenin 21. maddesine dayandığını, kararda belirtildiği üzere, davalılar 9. maddede belirtilen şartları kaybettiğini, her üç davacı da balıkçılık mesleğini sürdürmediği gibi balıkçı tekneleri de bulunmadığını, davaya konu edilen ihraç kararının bir diğer gerekçesi ise üyelik işlemlerine ilişkin olduğunu, davacı ... kooperatif başkanlığını yürüttüğü 1995 senesinde aldığı kararla kendi çocukları olan diğer davalıları üye kaydettiğini,
üye kayıt usulünü düzenleyen ana sözleşmenin 10. maddesine göre üye alımı yönetim kurulunun kararı ile mümkün olduğunu, ancak davacı ... sadece kendi imzası ile diğer iki davacıyı üye kaydettiğini, ...'in diğer davacılar ile işbirliği yaparak kooperatife usulsüz şekilde üye kaydetmesi kooperatif yararına aykırı bir davranış olduğunu, yine ana sözleşmenin 21. maddesinde kooperatif yararına aykırı davrananların üyelikten çıkartılacağının düzenlendiğini, her üç davacının da kooperatiften ihracı Kooperatifler Kanununa ve ana sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatif ana sözleşme aslı m.9/1-b gereği kooperatif ortaklığı için " kooperatif faaliyet sahasında yerleşmiş olmak ve su ürünleri istihsalini, meslek edindiğini ruhsat teskeresi ile tevsik etmek" şartının arandığı, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 53. maddesinde yönetim kurulu kararlarının oy çokluğu ile alınacağına ilişkin madde bulunduğu, 10. madde de ise ortaklığa kabulün yönetim kurulu kararı ile alınacağının düzenlendiği,
dosya içerisinde bulunan davacılar ... ve ...'e ait ortaklığa kabul dilekçe asıllarında yönetim kurulu adına başkan ...'in tek imzasının bulunduğu, ana sözleşmede anılan düzenlemeler karşısında tek imzalı yönetim kurulu kararının geçersiz olduğu, davacı ...'ın kurucu üye olduğu, diğer davalıların kurucu üye olarak sözleşme aslında adlarının bulunmadığını, davalı kooperatifin davacı ... hakkında verilen üyelikten çıkarma kararının davalının ana sözlemesi m.21/c'ye göre kooperatif yararına aykırı davranışta bulunanların yönetim kurulu kararıyla kooperatifte çıkarılacağının belirtildiği,
davacı ... ve ...'in m.21/a'ya göre 9. maddede yazılı şartlardan birinin bulunmadığından kooperatiften çıkarılacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede; davacıların tek imza ile kooperatife kayıtlarının 1995 yılında yapıldığı, kooperatifin yönetim kurulunun ise 5 kişiden oluştuğu görülmüş ise de, davacıların kooperatife üyelik taleplerine ilişkin dilekçelerin kooperatife iletilmiş olması, davacıların kooperatife yönelik yükümlülüklerini yerine getirmediklerine ilişkin bir iddiada bulunulmaması,
Kooperatifler Hukukunda açık kapı ilkesi bulunması, bu davacıların üyelikleri sırasında avlanma ruhsatlarının bulunduğunun sabit olması, kooperatifin de aradan geçen süre dikkate alındığında davacıların üyeliğini benimsemiş olması karşısında, bu noktadan sonra 1995 yılında yapılan üyelik sırasında avlanma ruhsatının bulunmadığı gerekçesi ile ihraç kararı veremeyeceği, üyelik şartı olan avlanma ruhsatının davacılar tarafından kooperatife üye oldukları zaman diliminde alındığı,
bilirkişicilerce 21.12.2009 tarihli 21.12.2014 yılına kadar geçerliliği bulunan ruhsatların ihraç tarihi itibari ile geçerlilik süresini sona erdiği ve ana sözleşmede, kooperatifler kanununda anılan ortaklık koşulunu kaybedenler için ihraç öncesinde ihtarname gönderilmesi ön görülmemiş ise de, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 21. maddesinde parasal yükümlülükler için ihraç öncesinde aranan uygun süre verilmesi koşulunun burada da kıyasen uygulanması gerektiği; davacı ... yönünden yapılan değerlendirmede ise, bu davacının davalı kooperatifin kurucu üyelerinden olduğu,
diğer davacıları yönetim kurulu başkanı olarak tek imza ile ve avlanma belgesi olmadan davalı kooperatife üye yaparak kooperatifin yararına aykırı davranışta bulunduğu iddiası ile kooperatiften ihracına karar verilmiş ise de, kooperatif yararına aykırı davranışın geniş bir anlam ifade etmesi, kooperatiflerde açık kapı ilkesi bulunması, diğer davacıların halihazırda ruhsatlarının bulunduğunun anlaşılması, üyeliklerinin de yukarıda açıklandığı üzere zaten kooperatif tarafından benimsenmiş olması karşısında doğrudan bu sebebe dayalı ihraç kararı verilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına,
esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; açık kapı ilkesinin dileyen herkesin istediği şekilde kooperatife gireceği anlamına gelmeyeceğini, ihraç kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 05.03.2018 tarihli kooperatif yönetim kurulunca verilen ihraç kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2498, K. 2025/4398, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama