İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2664 K.2026/83

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/2664Karar2026/83Tarih8 Ocak 2026Okuma10 dk · 1.944 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2025/2664 E., 2026/83 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ocak 2026
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/833 E., 2025/653 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/182 E., 2025/83 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.944 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı idare arasında 06.04.2010 tarihli ve 1095 gün süreli "Özel Güvenlik Hizmet Alımı" işine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu hizmet ifa edilirken, sözleşmelerde ve şartnamede belirtilen fiyat farkının ödeneceğine ilişkin hükümlerin aksine, davalıdan brüt asgari ücretin, sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen yüzdelere karşılık gelen fiyat farkının ödenmediğini, sözleşmenin 14.2. maddesinde fiyat farkının verileceğinin öngörüldüğünü, 7. maddede ise hangi işçilere, hangi şartlarda, asgari ücretin yüzde kaçta kaçı fazlasının ödeneceğinin açıkça belirtildiğini,

bu nedenlerle davalı tarafından fiyat farkı ödenmesi gerektiğinden. HMK'nın 107/1. maddesinde belirtilen ve niteliği itibariyle belirsiz olan alacaklarının şimdilik 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça aynı sözleşme dönemi için asgari ücret fiyat farkından dolayı Mahkemede açmış olduğu 2017/460 E. sayılı davada müvekkili kurum aleyhine karar verildiğini, karar aleyhine istinaf yoluna başvurulduğunu, bu nedenle davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, işçilik alacağı ile ilgili davanın işçinin kendisi tarafından arabuluculuk dava şartı yerine getirildikten sonra İş Mahkemesinde açılabileceğini, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin 14. maddesinde, sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanacağı ve fiyat farkı hesaplamasının,

yürürlükteki "4734 sayılı Kamu İhaleleri Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar"ın "Asgari ücret ve diğer işçilik maliyetlerindeki değişiklikten kaynaklanan fark" başlıklı 8. maddesine göre yapılacağının hüküm altına alındığını, Kamu İhale Tebliği'nde de herhangi bir değişiklik yapılmadığını, anılan 8. maddede, asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki farkın ödeneceğinin hüküm altına alındığını,

Mahkemenin 2017/460 E. sayılı dosyasına sundukları Sayıştay 2. Dairesi'nin 27.10.2009 tarihli karar doğrultusunda fiyat farkı hesabı açısından müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunun tespit edildiğini, bunun dışındaki talepler sözleşme ve mevzuata aykırı olup, sebepsiz zenginleşme amacına matuf olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmeye göre işin süresinin 30.04.2010-28.04.2013 tarihleri arası olarak belirlendiği, belirlenen tarihler arasında davacı şirkete eksik (ihalede belirlenen oranın altında) fiyat farkı ödendiği ve davacı şirket tarafından kendilerine ödenen tutar kadar olan kısmın dava dışı işçilere ödendiği, yani dava dışı silahlı güvenlik personellerine davacı firma tarafından usulüne uygun (ihale de belirlenen asgari ücretin yüzde (30, 50, 65) fazlası ile) ödeme yapılmadığı,

yalnızca idare tarafından kendilerine ödenen fiyat farkı olan kısmın dava dışı işçilerin ücretlerine yansıtıldığı, bu nedenle, dava dışı silahlı güvenlik personellerine davacı firma tarafından ihalede belirlenen tutarlarda (asgari ücretin yüzde (30, 50, 65) fazlası ile) ödeme yapılmadığından, davacı firmanın fiyat farkı ödenmesi (dava dışı silahlı güvenlik personellerinin ücretlerine yansıtılmayan kısmın) yönündeki talebinin yerinde olmadığı, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 10.12.2020 tarihli ve 2019/2705 E., 2020/4186 K. sayılı kararında yazılı gerekçelere göre;

davacının ihaleye girdiği tarihte geçerli olan asgari ücret üzerinden hesaplama yaparak oluşturduğu teklif fiyatına, brüt asgari ücretin sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen yüzdelere karşılık gelen ücret fiyat farkının ödenmesi gerektiği ve bu şekilde ödeme yapılmadığının tespiti halinde davacı talebinin yerinde olacağı, ancak davacının bu talebinin söz konusu asgari ücretin üzerindeki yüzdelere karşılık gelen ücretlerin sözleşme kapsamında çalışan işçilere bordrolarında ya da iş mahkemesi kanalı ile ödenip, ödenmediğinin önem arz ettiği,

başka bir deyişle Yargıtay kararında bahsi geçtiği gibi davacının bu yönde maliyete katlanmış olması gerektiği ve davacının alacak talebinin bu yönden de değerlendirilmesi gerektiğine değinilmiştir.

Davacı firma tarafından dava dışı işçiler adına düzenlenen ücret bordrolarında, ihale gereği dönem asgari ücretin yüzde (30, 50, 65) fazlası ile ödenmesi gereken tutarlar üzerinden tahakkuka rastlanılmadığı, bu nedenle, dava dışı silahlı güvenlik personellerine davacı firma tarafından asgari ücretin yüzde (30, 50, 65) fazlası ile ödeme yapılmadığından, davacı firmanın fiyat farkı ödenmesi yönündeki talebinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde:

a. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kurulu ek raporunun somut olaya ve hukuka uygun olmadığını, öncelikle Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 10.12.2020 tarihli ve 2019/2705 E., 2020/4186 K. sayılı kararının eksik ve hatalı değerlendirildiği kanısında olduklarını,

b. Kök rapor ve ek raporun çelişkili olduğunu,

c. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava dışı güvenlik personeline ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun, işbu davadaki talep konusu olan asgari ücret fiyat farkı alacağı olan toplam 2.336.603,18 TL'nin hüküm altına alınmasına engel teşkil edemeyeceğini, zira, taraflar arasındaki Sözleşmenin "Fiyat Farkı" başlıklı 14. maddesi hükmü gereğince davalının fiyat farkını ödemesi gerektiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 13.05.2022 tarihli ve 2021/3968 E., 2022/2702 K. sayılı kararının da bu yönde olduğunu, müvekkiline sözleşme uyarınca ödenmesi gereken asgari ücret fiyat farkı alacağı hesaplanmadan verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı asgari ücret fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.

1. Davacı ile davalı idare arasında 06.04.2010 tarihli ve 1095 gün süreli “Özel Güvenlik Hizmet Alımı” işine ilişkin sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin “Sözleşme bedeline dâhil olan giderler” başlıklı 7. maddesinde; “Yüklenici; Büyükşehir Belediyesi ile Büyükşehir Belediyesine bağlı ilçelerde bulunan işyerlerinde çalışan silahlı özel güvenlik görevlileri için brüt asgari ücretin %65 fazlası, Büyükşehir Belediyelerine bağlı olmayan ilçeler ve diğer il ve ilçelerdeki işyerlerinde çalışan silahlı özel güvenlik görevlileri için brüt asgari ücretin %50 fazlası, Bütün işyerlerinde silahsız çalışan özel güvenlik görevlileri için brüt asgari ücretin %30 fazlası ücret verecektir.”

hükmüne yer verilmiştir.

Sözleşmenin 14. maddesinde ise fiyat farkının ödenmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş olup, 14.2. maddesinde. “Fiyat farkı hesaplanacaktır.” hükmüne yer verilmiş, Fiyat farkı hesaplanması ve şartları başlığı altında, 07.05.2004 tarihli ve 25455 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 28.04.2004 tarihli ve 2004/7221 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan fiyat farkı kararnamesinin 8. maddesinde.

“İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin bildirilmesi kaydıyla; a) Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark, ... a, b, c bentleri toplamı,

506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak ödemelerde dikkate alınmak suretiyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre ihalesi yapılacak olan hizmet alımlarına ilişkin fiyat farkı hesabında uygulanacak esasların 7. maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu sözleşme maddelerinin incelenmesinden sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece her ne kadar, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 10.12.2020 tarihli, 2019/2705 Esas ve 2020/4186 Karar sayılı ilamına atıfla, işçilere ödeme yapılmadığı gerekçesiyle fiyat farkı talebinin reddine karar verilmiş ise de, anılan ilamın içeriğinin hatalı yorumlandığı görülmüştür.

Anılan ilamda; “Asgari ücrete ilişkin ödemelerde ihtirazi kayıt konulup konulmadığına bakılmaksızın, eksik ödeme bulunması hâlinde yapılmayan ödemenin davacıya verilmesi gerekir. Kaldı ki, eksik ödeme alan işçilerin davacı aleyhine açmış oldukları davaların davacı aleyhine sonuçlandığı ve davacının, davalıdan alamadığı asgari ücret farklarını işçilerine ödediği anlaşılmaktadır.” şeklindeki açıklamalarla, eksik ödeme hâlinde asgari ücret fiyat farkının davacıya ödenmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, eksik ödeme alan işçilerin davacı aleyhine açtıkları davaların davacı aleyhine sonuçlanmış olması ve davacının söz konusu farkları işçilerine ödemiş bulunması hususları da özellikle vurgulanarak, iş sahibinin davacıya ödeme yapma yükümlülüğünün varlığı ortaya konulmuştur.

Somut olayda, asgari ücret artışı nedeniyle iş sahibince ödenecek fiyat farkı alacağının, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı; davacının talebinin de sözleşme hükümleri uyarınca iş sahibinden fiyat farkı istemine dayandığı anlaşılmaktadır. Tahsil edilecek asgari ücret fiyat farkının, hizmeti fiilen ifa eden işçilere ödenip ödenmemesi hususu ise, davacı ile çalışanları arasındaki iç ilişkiye dair olup, davalı iş sahibini ilgilendiren ve işbu davanın esasına etkili bir unsur değildir. Bu nedenle, davacının sözleşmeden ... fiyat farkı alacağını davalıdan talep edebileceği açıktır.

Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. ve 14. maddeleri hükümleri dikkate alınarak, alanında uzman bilirkişi marifetiyle eski ve yeni brüt asgari ücret tutarları arasındaki farkın tespiti suretiyle oluşan asgari ücret fiyat farkının hesaplanması ve sonucuna göre hüküm altına alınması gerekirken, anılan içtihadın hatalı değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı asgari ücret fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf davalı idare tarafından sözleşmede belirtilen asgari ücret fiyat farklarının ödenmediğini bu nedenle belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000 TL'nin avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Davalı, Davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin 14. maddesinde, sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanacağı ve fiyat farkı hesaplamasının, yürürlükteki "4734 saydı Kamu İhaleleri Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar"ın "Asgari ücret ve diğer işçilik maliyetlerindeki değişiklikten kaynaklanan fark" başlıklı 8. maddesine göre yapılacağının hüküm altına alındığını, Kamu İhale Tebliğinde de herhangi bir değişiklik yapılmadığını, anılan 8. maddede,

asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki farkın ödeneceğinin hüküm altına alındığını, Mahkemenin 2017/460 E. sayılı dosyasına sundukları Sayıştay 2. Dairesinin 27.10.2009 tarihli karar doğrultusunda fiyat farkı hesabı açısından müvekkili Şirket tarafından yapılan ödemelerin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunun tespit edildiğini, bunun dışındaki talepler sözleşme ve mevzuata aykırı olup, sebepsiz zenginleşme amacına matuf olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davacı ile davalı idare arasında 06.04.2010 tarihli ve 1095 gün süreli “Özel Güvenlik Hizmet Alımı” işine ilişkin sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin “Sözleşme bedeline dâhil olan giderler” başlıklı 7. maddesinde; “Yüklenici; Büyükşehir Belediyesi ile Büyükşehir Belediyesine bağlı ilçelerde bulunan işyerlerinde çalışan silahlı özel güvenlik görevlileri için brüt asgari ücretin %65 fazlası, Büyükşehir Belediyelerine bağlı olmayan ilçeler ve diğer il ve ilçelerdeki işyerlerinde çalışan silahlı özel güvenlik görevlileri için brüt asgari ücretin %50 fazlası, Bütün işyerlerinde silahsız çalışan özel güvenlik görevlileri için brüt asgari ücretin %30 fazlası ücret verecektir.” hükmüne yer verilmiştir.

Sözleşmenin 14. maddesinde ise fiyat farkının ödenmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş olup, 14.2. maddesinde. “Fiyat farkı hesaplanacaktır.” hükmüne yer verilmiş, Fiyat farkı hesaplanması ve şartları başlığı altında, 07.05.2004 tarih ve 25455 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 28.04.2004 tarih ve 2004/7221 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan fiyat farkı kararnamesinin 8. maddesinde.

“İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin bildirilmesi kaydıyla; a) Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark, ... a, b, c bentleri toplamı,

506 sayılı kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak ödemelerde dikkate alınmak suretiyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihalesi yapılacak olan hizmet alımlarına ilişkin fiyat farkı hesabında uygulanacak esasların 7. maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Davacı tarafından sözleşme süresi dahilinde çalışanlara bir kısım fiyat farklarıyla birlikte ödemelerin yapıldığı dava konusu fiyat farkı ödemesi yapılmayan dönemlere ilişkin ödenmeyen fiyat farklarıyla ilgili ücret ödeme tahakkuklarında herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi çalışanların davacıdan böyle bir talepleri olmadığı açılmış herhangi bir dava bulunmadığı bu haliyle geçmiş dönemlere ilişkin ödemesi yapılan ücretlere yönelik fiyat farkı talebi bulunmadığından davacıya yapılabilecek fiyat farkı ödemesinin sebepsiz zenginleşmeye konu olabileceği anlaşıldığından mahkemece verilen ret kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmamaktayım.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2664, K. 2026/83, 8 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Muhalefet Şerhi

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2664
Karar No
2026/83
Tarih
8 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2665 K.2026/313
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2669 K.2026/183
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2671 K.2026/275
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2682 K.2026/110
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/2682 K.2026/825
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2683 K.2026/62

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.