KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/2992 E., 2025/3959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1955 E., 2025/1177 K.
- İlk derece mahkemesi
- Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/171 E., 2024/373 K.
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçludan nafaka alacaklısı olduğunu, borçlunun emekli ikramiyesi üzerine haciz konulup sıra cetveli düzenlendiğini, düzenlenen sıra cetvelinde kendi alacağına 9. sırada yer verilip 1.sırada yer alan davalının sıra cetveline giren tutarın tamamını aldığını, nafaka alacağının öncelikli olduğunu belirterek sıra cetvelinin kendi alacağına öncelik verilecek şekilde düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı alacağının muvazaalı olarak tesis edildiğini ve birikmiş nafaka alacağının öncelikli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer şikayet olunanlar şikayete cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafça alacağın muvazaalı oluşturulduğu iddiası bulunduğundan muvazaa olgusuna dayalı inceleme neticesinde borçlu annenin hakkında bulunan icra dosyası, borç miktarı ve hacizler nazara alındığında kendisine tebligat dahi yapılmadan duruşmaya gelerek açılan nafaka davasını kabul etmesi ve miras kalacağını beyan ederek tek seferde ödemeyi kabul etmesi, ancak ödemeyerek hakkında icra takibi başlatılmasının diğer alacaklıların alacağını tahsil hususunu engelleme niyetinde olduğunu kanıtlar bir davranış olarak sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacağının öncelikli olduğunu, davalının muvazaayı ispatlar delil sunmadığını, kesinleşmiş yargı kararının aksini ispat külfetinin davalıya ait olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Müşteki, şikâyet dilekçesinde kendi alacağının, ilama bağlanmış yoksulluk nafakası olduğunu, dolayısıyla rüçhanlı olduğunu belirtilerek sıra cetvelinde ilk sırada olması gerekirken 9. sırada yer verilmesinin doğru olmadığını, bu nedenle sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
Karşı taraf, müştekinin takibinin dayanağı ilamın birikmiş nafaka alacağı olduğunu önceliğinin bulunmadığını kaldı ki ilamın muvazaalı olduğunu şikayetin/davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Hukuk Mahkemesinin şikâyetin kabulüne yönelik kararı İstinaf Mahkemesince kaldırılarak görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtildiğinden, bu kez, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılamada sıra cetveline yapılan itiraz davasının reddine karar verilmiştir.
İstinaf Mahkemesi, şikâyet olan istemi, sıra cetveline itiraz davası olarak niteleyerek görevli mahkemenin asliye hukuku mahkemesi olduğunu belirtmişse de görev hususu HMK'nın.353/3. maddesi gereğince kesinleştiğinden bu husus inceleme dışı bırakılmıştır.
İİK’nın 101/2. fıkrasına göre, icra dairesi takipsiz iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir. Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir süre verir. İtiraz halinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açılmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basit yargılama usulüne göre bakılır. Dosya içeriği itibariyle İcra Dairesinin İİK'nın.101/2. fıkrasındaki prösödürünü uygulayıp uygulamadığı araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2992, K. 2025/3959, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama