KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/3076 E., 2025/4439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/691 E., 2025/1008 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/836 E., 2025/126 K.
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı iş sahipleri ile davalı yüklenici arasında 03.04.2018 tarihinde "İnşaat Malzeme ve Yapım Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile davalı yüklenicinin davacılara ait ... Mahallesi ... Sokaktaki inşaatın bir kısım işlerinin yapımını üstlendiğini, sözleşme kapsamında davalıya iş karşılığı bir daire verileceğini ve bu kapsamda davacılardan ... üzerinde kayıtlı bulunan ... ilçesi ... Mahallesine ...
Mevkiinde kain tapunun 56 45... Parsel sırasında kayıtlı zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün davalının birlikte çalıştığı dava dışı ...'e devredildiğini, ancak davalı yüklenicinin üstlendiği işleri yapmadığını, sözleşmeye göre iş bedeli olarak davalıya daire verildiğini, dairenin sıfır bir daire olup müvekkillerinin devir harçlarını da ödediğini, müvekkillerinin ... Noterliğinden 28.08.2019 tarihinde ... yevmiyeli ihtarnameyi çektiğini, 09.09.2019 tarihinde ...
Noterliğinden ... yevmiyeli ihtarnameyi gönderdiğini, bu şekilde noter masrafı yapmak zorunda kaldıklarını, müvekkillerinin iş yapılacağı inancı ile tapu devri yaptığını, davalının aldığı iş bedeline göre müvekkillerinin menfi zararlarının hesaplanması gerektiğini,
bunun yanısıra müvekkillerinin davalının sözleşmeden dönmesi sebebi ile işi daha fazla fiyata yaptırmak zorunda kaldığını belirterek müvekkillerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve belirsiz alacak davası olmak üzere menfi zararlarından bilirkişi tarafından tespit edildiği anda harç tamamlanmak üzere şimdilik 50.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, 6098 sayılı TBK'nın 147/6. maddesi uyarınca kendilerinin gönderdiği ilk ihtar tarihinin 03.09.2019 olup, eldeki davada arabuluculuk sürecinin 18.09.2024 tarihinde başlatıldığını ve davanın 18.10.2024 tarihinde açıldığını, eser sözleşmesinin tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, davanın esası bakımından ise; davacın işin yapılması için inşaatı gerekli aşamaya getirmediğini, davada konu edilen dairenin önceki sözleşmelerle ilgili olduğunu işleri de yapıp teslim ettiklerini ifanın gerçekleşmemesine davacıların sebep olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın; eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi zarar istemine ilişkin olduğu, davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, davanın taraflar arasında eser sözleşmesi bulunması nedeniyle 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu,
TBK'nın 149. maddesi uyarınca zamanaşımının, alacağın muaccel, talep edilebilir olmasıyla işlemeye başlayacağı, bu halde, taraflar arasındaki aynı olaya ilişkin daha önce görülen dava sonucunda verilen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2023/549 Esas, 2024/754 Karar ilamına göre davacı iş sahipleri ile davalı yüklenici arasında 03.04.2018 tarihinde sözleşme kapsamında davalı yüklenicinin üstlendiği edimleri 1 ay içinde tamamlaması için davacıların 28.08.2019 tarihinde ...
Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesini gönderdiği, davalının ise 03.09.2019 tarihli ... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatlarının 2018 yılındaki fiyatlarına ilişkin olduğunu ve davacıların kabul etmesi halinde 2019 yılına ilişkin ihtarnamede gösterilen fiyatlara göre işi yapabileceğini, aksi takdirde iş bedelini iade edeceğini bildirdiği, davacıların ise 09.09.2019 tarihli ...
Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile yeni fiyatları kabul etmediklerini, sözleşmede kararlaştırılan fiyatlara göre işin tamamlanmasını istediklerini beyan ettikleri ve nihayetinde 28.01.2019 tarihli ...
Noterliği'nin 2420 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalının üstlendiği işi ifada temerrüde düştüğünü, 6098 sayılı TBK'nın 125/2. maddesindeki seçimlik haklardan borcun ifasından vazgeçilerek borcun ifa edilmemesinden kaynaklanan zararları talep ettiklerini ihtar ettikleri, bu ihtarnamelerin içerikleri incelendiğinde davalının 03.09.2019 tarihli ihtarnamesinde bildirilen yeni birim fiyatların davacılar tarafından kabul edilmemesi halinde iş bedelini iade edeceğini bildirmesi ve davacıların da bu birim fiyatları kabul etmemesi nedeniyle davalının sözleşmeden döndüğünün kabul edildiği,
bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin 03.09.2019 tarihi itibariyle dönme nedeniyle sona erdiği ve davacının alacaklarının muaccel hale geldiği, eldeki davada arabuluculuk sürecinin 18.09.2024 tarihinde başlatıldığı ve davanın 18.10.2024 tarihinde açıldığı, bu durumda arabuluculuğa başvuru tarihi olan 18.09.2024 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; TBK'nın 147/6. maddesi uyarınca yüklenicinin edimlerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında eser sözleşmesinden ... alacaklarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu ancak davalının işe hiç başlamadığını davalıya ilk olarak 28.08.2019 tarihli ihtarname ile 1 ay işi yapması için süre verdiklerini, sürenin tebliğ tarihi olan 02.09.2019 tarihine göre 03.10.2019 da dolduğunu, davalının 03.09.2019 tarihinde verdiği ihtarnameye cevabında işi sözleşmedeki fiyatlarla yapamayacaklarını bildirdiğini bu haliyle 27.01.2020 tarihli ihtarnamesi ile temerrüde düştüğünü, davalıya bildirdiklerini, zamanaşımı süresinin bu tarihten başlaması gerektiğini, kararın bu nedenlerle bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, eser sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle uğranılan menfi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Somut olayda, davacıların taraflar arasında düzenlenen 03.04.2018 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi zararlarının karşılanmasını talep ettikleri, davacıların, davalıya 28.08.2019 tarihli ihtarnameyi çekerek işin 1 ay içinde tamamlanması için süre verdikleri, davalının ise 03.09.2019 tarihli cevabi ihtarnamesinde sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatların 2018 yılına ait olduğunu ve bir geçerliliğinin kalmadığını, 2019 yılı fiyatlarıyla işi davacılar da kabul ederse yapabileceğini beyan ettiği, davacı işsahiplerinin ise 09.09.2019 tarihli ihtarnamelerinde yeni fiyatları kabul etmediklerini,
6098 sayılı TBK'nın 125/2. maddesindeki seçimlik haklarından borcun ifasından vazgeçilerek borcun ifa edilmesinden kaynaklanan zararlarını talep ettiklerini bildirdikleri, bu haliyle tarafların fesih iradelerinin de 09.09.2019 tarihinde birleştiği kabul edilmelidir.
Arabuluculuk sürecinin 18.09.2024 tarihinde başladığı dava tarihinin de 18.10.2024 olduğu dikkate alındığında 5 yıllık zamanaşımı süresinin eldeki davada dolduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan harcın istek halinde iadesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3076, K. 2025/4439, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama