KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/3205 E., 2025/3588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1421 E., 2025/885 K.
- İlk derece mahkemesi
- Mudanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/298 E., 2024/40 K.
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı arsa sahibi ... tarafından davacıya 28.11.2017 tarihinde şartsız olarak bağışlanan Bursa ili, .... ilçesi ....
Mahallesi 6 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerin, dava dışı bağışçı ile davalı yüklenici arasında 26.11.2015 tarihli noter onaylı taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından kararlaştırılan tarihte eksiksiz ve ayıpsız teslim edilmediğini, tutanakla teslim edilen ayıp ve eksikliklerin verilen süre içinde de tamamlanmadığını, delil tespiti ile eksiklik onarım bedelinin 8.180,00 TL tespit ettirildiğini,
bunun üzerine 23.03.2022 tarihli ihtarname ile sözleşmeden doğan 100.000,00 USD cezai şart ile gecikmeden kaynaklı rayiç kira bedellerinin ödenmesi ve ayıpların giderilmesi için davalıya ihtarname çekildiğini, ancak davalının ödemekten kaçındığını, bağışlama işleminin TBK'nın 183-194. maddeleri uyarınca alacağın temliki niteliğinde olduğundan bahisle arsa sahibinin halefi olarak davayı açma hakkının bulunduğunu belirterek, davalı yükleniciden yoksun kalınan kira kaybı için şimdilik 5.000,00 TL, cezai şart alacağı için şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacı ile bir sözleşme akdetmediği gibi dava dışı arsa sahibi ...'un 26.11.2015 tarihli taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan haklarını ve alacaklarını davacıya temlik etmediğini, yalnızca bağımsız bölümlerin çıplak mülkiyetlerinin bağışlandığından davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, ayrıca davacının temlik sözleşmesine ilişkin davalıyı temerrüde düşürmeyip bilgi vermediğini, sözleşmede yer alan vekaletname verilmesi şartının davacı tarafından 3 yıl sonra yerine getirildiğini ve bu sürenin inşaat süresine eklenmesi gerektiğini,
COVID-19 pandemisinin vekaletnamenin verildiği tarihte başlaması nedeniyle mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiğini ve inşaat süresinin uzaması gerektiğini, ayrıca belediyeden kaynaklanan yol açılmaması, bitişik parseldeki inşaat sorunları, imar planı durdurmaları ve yapı denetim firması değişikliği gibi davalının kusurundan kaynaklanmayan sebeplerle inşaatın aksadığını ve gecikmenin bu nedenlerden kaynaklandığını, tüm bağımsız bölüm malikleri lehine yerden ısıtma sistemi gibi ek imalatların yapıldığından ruhsat projelerinin yenilenmesinin gerektiğini, arsa sahibinin teslimi çekincesiz kabul ettiğini,
eksiklik iddialarının teslimi engelleyecek nitelikte olmadığını, davacının teslimi kabul etmesinin yalnızca maddi menfaat elde etme amacı taşıdığını ve bağış kabul ettiği bağımsız bölümler için teknik şartnameye ilişkin talepte bulunmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında doğrudan akdi bir ilişki bulunmadığı, davacının dava dışı arsa sahibi ... ile davalı arasında akdedilen taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan şahsi hakların kendisine devredildiğini gösteren yazılı bir alacağın temliki sözleşmesi sunmadığı, davacının arsa sahibinin halefi olarak davayı açabilmesi için gerekli olan yazılı temlik sözleşmesi eksikliğini verilen kesin süre içinde gideremediği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Davacının bağışlayanın halefi olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan alacağını yazılı temlik sözleşmesine gerek olmadan talep edebileceğini, zira tapuda resmi şekilde bağışlanan dava konusu taşınmazların davacı adına tescilinin alacağın temliki hükmünde olduğunu, TBK'nın 189. maddesi uyarınca alacağı devralanın cezai şart ve tazminat gibi bağlı hakları da iktisap ettiğini,
b.Mahkemece aktif husumet yönünden eksikliğin giderilmesi için taraflarına süre verilmeden davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava şartı eksikliğinin süre verilmesi halinde giderilebileceğini, temyiz dilekçesi ekinde de eksiklik giderilerek yazılı belgenin sunulduğunu,
c.Davalının bağımsız bölümleri kararlaştırılan tarihte ayıpsız ve eksiksiz teslim etmediğini, davalıya bu hususta ihtarname gönderilerek, delil tespiti yaptırıldığını, sözleşmede cezai şartın fahiş olmadığını, cezai şartın tenkise tabi tutulmayacağına dair açık hüküm bulunduğunu, davalının kusursuzluğunu ispatlayacak bir mücbir sebep halinin de olmadığından bahisle yoksun kalınan kira kaybını ve cezai şartı ödemesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, bağışa bağlı olarak sözleşmeye bağlı hakların da temlik alındığı iddiasına dayanılarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan yoksun kalınan kira bedeli ile cezai şart istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3205, K. 2025/3588, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama