KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/3293 E., 2025/3975 K.·Asıl Ve Birleşen Dosyada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/548 E., 2025/363 K.
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl dosyada davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif üyesiyken haksız olarak ihraç edildiğini, ihtarların ve ihraç kararının yasaya uygun olarak müvekkiline tebliğ edilmediğini, kooperatife bugüne kadar gecikme cezaları dahil 54.515,80 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, öncelikle ihraç kararının iptali ile dairenin kendisine teslimini, olmadığı takdirde bu miktarın ödeme tarihlerinden itibaren faizini ve 2003 yılından itibaren güncel koşullara uyarlanmış kira bedelinin faizini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; kooperatif tarafından müvekkiline tahsis edilen 4. blok 28 no.lu dairenin davalı ...'ya, onun tarafından da diğer davalı ...'ya verildiğini, üyelikten çıkarma kararının haksız olduğunu ve kesinleşmediğini, yerine üye alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, dairenin müvekkiline ait olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, tebligatların emniyet araştırması ile tespit edilen adreste yapıldığını ve geçerli olduğunu, ayrıca davacının bugüne kadar yaptığı ödemeleri geri istemediğini ve müvekkilinin temerrüde düşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ...'dan üyeliğini 26.10.2004 tarihinde devralarak kooperatife üye olduğunu, üyelik nedeniyle dava konusu konutun kendisine tahsis edildiğini, ortaklığa girişinden sonra genel kurullara katılarak üyelik aidatını ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ... duruşmadaki beyanında; davanın yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.03.2023 tarihli kararı ile dava tarihi itibariyle davacının kooperatife borcu bulunduğu, davacı ile aynı durumda olup, daire tahsisi yapılan üye bulunmadığı anlaşılmakla, daire tahsisi talebinin reddi gerektiği, 29.08.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının 188.336,3 TL tazminat alacağının olduğu gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 54.515,80 TL'nin dava tarihinden itibaren; 88.619,81 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsili ile davacıya ödenmesine; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 21.03.2023 tarihli kararının süresi içinde asıl davada taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, verilen kararda kira alacağı talebine yönelik davanın reddine dair hükmün hangi maddi ve hukuki gerekçe ve nedenlere dayandığı belirtilmediği, öte yandan kabul edilen miktar yönünden de hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verildiği, bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, kooperatif taşeronu olarak alacağına karşı ...’ya tahsis edildiği, ... tarafından da ...'a devredildiği, dava tarihi itibariyle emsal ortakların davalı kooperatife yaptığı ödemelerin toplamının 21.126,00 TL olduğu halde, davacının ödemeleri toplamının 11.424,47 TL olduğu, davacının borçlu olduğu,
davacı ile aynı durumda olup, daire tahsisi yapılan üye bulunmadığından daire tahsisi talebinin reddi gerektiği, Yargıtay içtihatları doğrultusunda tazminat miktarını hesaplayan 29.08.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre 188.336,34 TL davacı tazminat alacağı olduğu,
kira bedeli talebi yönünden yapılan incelemede ise kira tazminatının, daire teslimine hak kazanan ancak dairelerin geç tesliminden ötürü zarara uğrayan kooperatif üyeleri tarafından talep edilebileceği, davacının, davalı kooperatife borcunun bulunması ve kooperatife borcu olup daire tahsisi yapılan bir üye olmaması karşısında kira alacağının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı kooperatif vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın açıldığı tarihte davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, sunulan talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabul edilerek hüküm kurulduğunu,
b. Kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için ıslah dilekçesinin varlığının kabulü halinde dahi birden fazla kez Yargıtay incelemesinden geçmiş olan bu dosyada ıslah yapılamayacağını,
c. Islahın bir kez yapılabilecekken dosyada iki kez ıslah yapıldığını,
d. Bilirkişi raporunun açık, anlaşılır, yeterli olmadığını, davaya konu edilen gayrimenkul kaba inşaat halinde teslim edildiğinden taşınmaz için harcanan bedelin %10 oranından daha fazla olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada kooperatifler hukukundan kaynaklı konut teslimi ve tazminat, birleşen davada konutun tespiti istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3293, K. 2025/3975, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama