İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3396 K.2025/3740

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/3396Karar2025/3740Tarih5 Kasım 2025Okuma6 dk · 1.215 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2025/3396 E., 2025/3740 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2025
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi(İlk Derece
Sayısı
2025/1 E., 2025/2 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.215 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında 12.10.2015 tarihli Proje ve Bina Yapım Koordinatörlüğü sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı yüklenici ile dava dışı şirketler arasında alt yüklenicilik sözleşmesinin imzalandığını, davacı tarafından ayıplı ve eksik işler ile ilgili olarak dava açıldığını, yargılama sırasında sözleşmede tahkim şartının bulunması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine davacı tarafından tahkim başvurusunda bulunulduğunu,

hakem heyetinin oluşturulduğunu ancak hakem heyeti tarafından aynı konuya ilişkin mahkemede görülmekte olan dava bulunması ve bu nedenle de tahkim yargılamasının etkisiz olacağı gerekçesiyle HMK'nın 435/1-c maddesi uyarınca tahkim yargılamasını sonlandırdığını belirterek ...

Ticaret Odası Tahkim Merkezi'nin 2024/1 dosya, 2025/1 Karar sayılı kararının iptalini, tahkim yargılamasına son verilmesi kararı ile birlikte yargılamanın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1021 Esas sayılı dosyasında yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında 12.10.2015 tarihli Proje ve Bina Yapım Koordinatörlüğü sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı yüklenici ile dava dışı şirketler arasında alt yüklenicilik sözleşmesinin imzalandığını, davacı tarafından ayıplı ve eksik işler ile ilgili olarak dava açıldığını, yargılama sırasında sözleşmede tahkim şartının bulunması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine davacı tarafından tahkim başvurusunda bulunulduğunu,

hakem heyetinin oluşturulduğunu ancak hakem heyeti tarafından aynı konuya ilişkin mahkemede görülmekte olan dava bulunması ve bu nedenle de tahkim yargılamasının etkisiz olacağı gerekçesiyle HMK'nın 435/1-c maddesi uyarınca tahkim yargılamasını sonlandırdığını, hukukçulardan oluşan hakem heyetinin tahkim yargılaması sonucunda vereceği kararın çelişkili olabileceği ve etkili olmayacağına ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmede çıkacak uyuşmazlığın hakem heyeti tarafından çözüleceğine ilişkin hüküm bulunduğu ve bu kapsamda tahkim başvurusunda bulunulduğu, tahkim yargılamasının kanunda öngörülen usul kurallarına uygun olarak yürütüldüğü, tahkim yargılaması süresince eşit olarak beyan hakkı tanındığı, kamu düzenine aykırılığın söz konusu olmadığı, HMK'nın 439. maddesinde sayılan iptal sebeplerinden herhangi birisinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde yazılı gerekçelerini aynen tekrar etmek suretiyle kararın bozulmasını, hakem heyeti kararının iptalini, yargılamanın mahkemede yapılmasını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi ile davalı tarafından devralınan dava dışı yüklenici ... İnşaat Sanayi ve ... Şirketi ile arasında 12.10.2015 tarihinde Proje ve Bina Yapım Koordinatörlüğü sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 9. maddesi "Sözleşmenin hüküm tatbikinden dolayı ortaya çıkan tüm uyuşmazlıklar ... Ticaret Odası Tahkim Kurulu'nca, Tahkim Yönetmeliği'ne göre çözümlenecektir." şeklindedir.

Sözleşme kapsamında ortaya çıkan uyuşmazlıkla ilgili olarak davacı iş sahibi tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 29.11.2022 tarihinde dava açılmıştır. Davalı devralan yüklenici tarafından yargılamada tahkim itirazının ileri sürülmesi üzerine mahkemece uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın HMK'nın 116/1-b, 413/1. maddeleri uyarınca reddine, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine dairemizin 26.09.2024 tarihli ve 2024/2400 Esas, 2024/2987 Karar sayılı kararı ile uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu, tahkim sözleşmesinin hükümsüz, tesirsiz ve uygulanmasının imkansız olmadığı gerekçesiyle onanmasına karar verilmiştir.

Davacı iş sahibi tarafından kararın kesinleşmesi üzerine sözleşmede yer alan tahkim şartı nedeniyle ...

Ticaret Odası Tahkim Kurulu'na başvuruda bulunulmuş, hakemlerin görevlendirilmesi yapılmış ancak görevlendirilen hakemler tarafından "davalının sorumluluk iddiasında gösterilen dayanağın, diğer davalı yüklenicilerin ayıplı ve eksik iş yapıp yapmadığına, anılan yüklenicilerin sorumlu olup olmadığına bağlı olduğu, aynı maddi vakıalara dayanan bir uyuşmazlığın hem tahkim yargılamasında hem de mahkeme yargılamasında ele alınması durumunda farklı kararlar verilmesinin kaçınılmaz olduğu,

tahkim heyeti ile mahkemenin farklı hukuki değerlendirme yapması halinde hukuki tutarsızlık yaratacağı, çelişkili kararların ortaya çıkmasına ve sürecin uzamasına neden olabileceği" tespitleri yapılarak HMK'nın 435/1-c maddesi uyarınca tahkim yargılamasına son verilmesine karar verilmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 407. maddesi gereğince, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir. Madde hükmüne göre, taşınmazların aynına ilişkin olmayan ve tarafların iradelerine tabi olan işlerden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkların tahkimde görülmesi mümkündür. Tahkim sözleşmesi veya şartı ile bir hukuki ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıkların tümünün tahkimde görülmesi kararlaştırılabileceği gibi bir kısmının tahkimde görülmesi de kararlaştırılabilir. Bu durumda tahkimde görülmesi kararlaştırılan uyuşmazlık tahkim de kalan kısım ise devlet mahkemelerinde görülecektir.

Bu şekilde bir hukuki ilişkiden doğan uyuşmazlığın kısmen tahkimde görülmesinin kararlaştırılması durumunda, hakemlerin de hakimlerin de tahkimde görülecek kısım ile diğer kısım yönünden yapılacak yargılama ve verilecek kararların akıbetini sorgulayarak bir değerlendirme yapma yetkileri bulunmamaktadır. Aksi durum HMK'nın 439/1-d maddesi gereğince hakem kararının iptali nedenini oluşturur.

Davaya konu somut olayda; taraflar arasındaki sözleşmede yer alan tahkim şartının hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız nitelikte olmadığı hususu Dairemizin yukarıda belirtilen onama kararı ile kesinleşmiştir. Diğer bir deyişle, uyuşmazlığın tahkimde görülmesi tartışma konusu olmaktan çıkmış olup artık, hakemlerin aksine bir değerlendirme yapma hak ve yetkileri de bulunmamaktadır. Hakemlerin burada sadece açılmış olan davadaki talepler yönünden bir değerlendirme yapıp karar vermeleri gerekir. Bu aşamada artık devlet mahkemesinde görülen bir davanın bu davaya muhtemel etkisini dikkate alarak bir değerlendirme yapmaları ve buna göre usulden bir karar vermeleri mümkün değildir.

Diğer yönden davaya konu olayda HMK'nın 435/1-c maddesi koşulları da gerçekleşmemiştir. Madde hükmünde, hakem veya hakem kurulunun, başka bir sebeple yargılamanın sürdürülmesini gereksiz veya imkânsız bulması halinde yargılamaya son verebileceği hükmü yer almaktadır. Burada hangi hallerin bu kapsamda değerlendirileceği belirtilmemekle birlikte, bunun taraflara, dava konusuna ve tahkime ilişkin olması mümkündür.

Örneğin, davacının miras bırakmadan ölmesi ve karşı tarafın da davayı takip etmemesi halinde hakemler bu sebeple yargılamaya son verebilir. Davanın konusuz hale gelmesi halinde yargılamaya son verilebilir. Yine tahkim sözleşmesinin daha sonra geçersiz olduğunun ortaya çıkması halinde yargılamaya son verilebilir. Görüldüğü gibi bu hallerde artık yargılama yapılmasının mümkün olmaması veya yargılamaya devam edilmesinin artık anlamsız hale gelmesi gerekir.

Davaya konu olayda ise böyle bir durum ortaya çıkmış değildir.

Tüm bu hususlar dikkate alındığında HMK'nın 435/1-c maddesi koşulları gerçekleşmediğinden verilen hakem kararı usul ve yasaya aykırı olup HMK'nın 439/1-c maddesi gereğince iptal edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, HMK'nın yapılamayacak işlemlere ilişkin 357. maddesine göre, 166. maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez. HMK'nın 166/1. maddesine göre, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Hakem kararına karşı Bölge Adliye Mahkemesinde açılan iptal davasına da İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla bakılmaktadır.

Davaya konu olayda aynı hakem kararının iptaline ilişkin olarak bu dosyada tahkim davacısı tarafından, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2025/2 Esas sayılı dosyasında ise tahkim davalısı tarafından dava açılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince her iki dosya yönünden de ilk derece mahkemesi sıfatı ile yargılama yapılmaktadır. Her iki dava yönünden aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış dava bulunması şartı gerçekleşmiştir. Bu hali ile HMK'nın 357/1 ve 166/1. maddeleri uyarınca, yargılama ekonomisi de dikkate alınarak davaların birleştirilerek birlikte görülmesi mümkün iken birleştirme hususunun değerlendirilmemesi de doğru olmamıştır.

V. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3396, K. 2025/3740, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Sebepleri
  8. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3396
Karar No
2025/3740
Tarih
5 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3396 K.2025/13327
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3396 K.2025/10069
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3397 K.2025/3741
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3397 K.2025/10151
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3398 K.2025/10141
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3398 K.2025/7703

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.