KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/3494 E., 2025/3895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1834 E., 2025/936 K.
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin müflisten hisse senedine dayalı alacağı olduğunu, iflas masasına yaptığı başvurunun reddedildiğini, alacağın tamamının kayıt kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hisse senedi sahiplerinin iflas alacaklısı olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, anonim şirket ortağının ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmayacağı, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturduğu ve ancak pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılmasının mümkün olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacaklarının haksız olarak reddedildiğini, hükmün hukuka aykırı olduğunu, eksik incelemeyle karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık kayıt kabul istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3494, K. 2025/3895, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama