KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/362 E., 2025/4353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/224 E., 2024/262 K.
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma
1. Orhangazi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/2224 Esas sayılı dosyasında; arsa sahipleri yükleniciden taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak sözleşmedeki yükümlülüklere uymama sebebiyle zararın tahsilini, birleşen Orhangazi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/462 Esas sayılı dosyasında ise; yüklenici arsa sahiplerinden aynı sözleşmeye dayalı olarak sözleşmedeki yükümlülüklere uymama sebebiyle zararın tahsili istemlerinde bulunmuşlardır.
2. Dosyaların birleştirilmesinden önce; Orhangazi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 2014/2736 Esas, 2016/194 Karar ve 12/05/2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/1184 Esas, 2018/2727 Karar ve 27.06.2018 tarihli ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği gereği görevli mahkemenin tüketici mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesine dayalı olarak Yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamının ardından yargılamaya Orhangazi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/224 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiş ve yukarıda bahsi geçen Orhangazi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/462 dosyasından verilen birleştirme kararı neticesinde, davaların birleştirilerek görülmesi yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
4. Orhangazi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/224 Esas, 2024/262 Karar ve 25.06.2024 tarihli kararı ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
5. Bu karara karşı, asıl dava davalı-birleşen dava davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
6. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar" hükmüne yer verilmiştir.
7. Dosyalardan biri Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosya ile birleşmesi halinde, daha önce herhangi bir kanun yolundan geçmemiş dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler.
8. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında; bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu durumda; 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, bahse konu dosyaların temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.
Buna karşılık; 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilmiş olup daha önce temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bu dosyaların bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
9. Somut olayda, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dava dosyasının “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.
10. Ne var ki, birleşen Orhangazi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/462 Esas sayılı dava dosyasının karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyalarda verilen kararlarla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu kararların ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Birleşen Orhangazi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/462 Esas sayılı davasında verilen karara karşı bahsi geçen birleşen davada davacı vekili tarafından sunulan temyiz başvuru dilekçesinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir.
11. Bu durumda mahkemece, anılan davaların bağımsız dava olma özelliğini kaybetmediği gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi neticesinde verilecek karara karşı yasal temyiz ve temyize cevap süreleri beklenerek, temyiz edilmesi halinde buna ilişkin evrakların da eklenmesi suretiyle dosyanın kül halinde Dairemize gönderilmesi ile asıl dava ve mevcut olur ise birleşen davalar hakkındaki temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için, dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/362, K. 2025/4353, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama