KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/405 E., 2025/3196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1177 E., 2024/1065 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/796 E., 2023/683 K.
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı arasında ... Otoyolu Yapım İşleri Projesi çerçevesinde "... Otoyolu ...
Bağlantı Yolu 34200 km ilâ 344493 km arası toprak işleri, sanat yapıları, drenaj işleri ve üstyapı işlerinin yapımı için 28.09.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme süresi 1 yıl 3 ay 3 gün iken 02.01.2020 tarihli Ek Protokol-2 ile işin 31.08.2020 tarihinde biteceğinin kararlaştırıldığını ancak buna rağmen davacının kusuru olmaksızın işin 2 yıl 3 ay sürdüğünü ve 28.12.2020'de bitirildiğini, sözleşme süresinin davacılara atfı kabil olmayan sebeplerle ve iş artışı olmaksızın uzaması sonucu,
davacıların fazladan yapmak zorunda kaldığı işçilik maliyetleri ile işyerinin iş yapabilir halde kalması için yapılan harcamalar nedeniyle zarar oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 750.000,00 TL'nin davalıdan avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare talebini 11.145.346,93 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 31.08.2020 tarihinden sonraki 119 günlük süre uzatımının müvekkiline atfedilecek bir kusur olarak kabul edilemeyeceğini, davalının süre uzatım kararını sözleşmeden aldığı yetki ile değil; alt yüklenici iş ortaklığını oluşturan davacıların sözleşme gereği taahhüt ettiği işleri hiç ve gereği gibi, kendilerine verilen süreler ve iş programı dahilinde yapmaması nedeniyle, işin yürümesini ve ... Otoyolu ve bağlantı yollarının eş zamanlı yürüyen inşaat işi programına uygun ve uyumlu ilerlemesini teminen gerçekleştirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek sözleşmedeki birim fiyatlarının değiştirilmesinin talep edilemeyeceği hükmü, gerekse de 02.01.2020 tarihindeki ek protokol-2'deki tarafların iş bitim tarihinin yeniden belirlenmesi sebebine dayalı olarak birbirlerinden gecikme tazminatı, cezai şart bunlarla sınırlı olmayan, sözleşme ve mevzuattan doğabilecek talepte bulunmayacakları yönündeki hüküm ve davacının belirtilen ek protokolde verilen süre olan 31.08.2020 tarihinden sonra herhangi bir itirazi kayıt ileri sürmeden çalışıp işi bitirmesi göz önünde bulundurulduğunda, dava dilekçesi ile talep edilen zararları isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi kök ve ek raporuna göre davayı ıslah ettiklerini, sözleşmeye göre 15 ay süreli işin 27 ayda tamamlandığını, iş miktarında artış bulunmadığını, uzayan sürede makine, ekipman ve personellerin sahada kaldığını, maliyet artışı olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen zarar miktarının ek sözleşmede öngörülmeyen 4 aylık uzama süresine ilişkin davanın dayanağı mücbir sebep olmadığını, doğmamış haktan önceden feragat edilemeyeceğini, TBK’nın 115. maddesi gereği kendi ağır kusurundan sorumlu olmayacağına dair önceden yapılan anlaşmaların hükümsüz olduğunu, zarar talep edebilmek için ihtirazi kayda gerek olmadığını beyan etmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/405, K. 2025/3196, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama