KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2006/16068 E., 2010/5726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 Sayılı Kanuna Muhalefet
- Hüküm
- 17.09.2002 tarihli bankalar yasasına muhalefet suçu yönünden yasal unsurları oluşmadığından sanığın beraatine, 06.11.2002 tarihli iddianamede yer alan ...'a karşı dolandırıcılık suçlaması ikinci kez kamu davasına konu edildiğinden reddine, 4389 sayılı kanuna muhalefetten hükümlülüğüne
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4.madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26.maddesinin 1.fıkrasının 2.bendindeki "22.maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2.Ağır Ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiş,
1.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164.maddesinde de 4389 sayılı Kanunun, 5020 sayılı yasanın 26.maddesi ile değişik 24/4.maddesindeki düzenlemenin korunduğu,
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 8.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.1.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiği gözetilip görevsizlik kararı verilerek dosyanın Mersin 2.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre, Zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
1- 06.06.2002 ve 17.09.2002 tarihli iddianame ile. Akbank T.A.Ş.
Tarsus şubesinde krediler şefi olan sanığın 23.01.2002 tarihine kadar olan dönemde müştekiler ...'ın hesabından 10.000.000.000TL, ...'ın hesabından 9.000.000.000TL, ...'nın hesabından 17.850.000.000TL, ...'in hesabından 8.700.000.000TL, ...'nın hesabından 8.999.591.964 TL, ...'nün hesabından 9.115.000.000 TL'yi imzasız ya da sahte imzalı dekontlarla çektiği, ayrıca mudi ...'ın hesabından da hileli yolla aldığı imzalı boş dekontu kullanmak suretiyle 34.612.343.998 TL'yi çekip 34.500.000.000TL.'sini bir kısım müşterilerin hesabına aktardığı geri kalan miktarıda mal edindiği ,
mudi ...'ın hesabından da rızası hilafına para çektiği ileri sürülerek zimmet suçundan hakkında dava açılmış olup; sanığın eylemlerine ilişkin olarak ilgili tüm kayıt ve belgeler ile dosya üzerinde sanığın gerçekleştirdiği zimmet eylemlerinin her bir işlem itibariyle ayrı ayrı olmak üzere banka görevlilerince ilk bakışta anlaşılabilir ve yine bu işlemlerin banka içi kayıtlarla ve normal teftişte ortaya çıkarılabilecek nitelikte bulunup bulunmadığı,
suç tarihinde yürürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3 maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "....suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle..." işlenip işlenmediği hususlarının bankacılık konularında deneyimli ve uzman bilirkişiler marifeti ile tesbitiyle, düzenlenecek rapor sonucuna göre varsa nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve bunun sonucunda hangi eylemlerinin basit,
hangilerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ile banka zararının belirlenmesi ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3.maddesine göre adli para cezasının hesabında yalnızca nitelikli zimmet suçu nedeniyle oluşan zararın dikkate alınması gerektiği düşünülerek karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibarla eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2006/16068, K. 2010/5726, 7 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama