KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2007/12700 E., 2010/2038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 1918 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- İadeye
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1 fıkrasında vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı düzenlenmiş olmakla, kendisini duruşmada hazine avukatı aracılığı ile temsil ettiren müdahil kurum adına çıkarılan ve görevi de anlaşılamayan ...`e yapılan 10.2.2006 günlü tebligat geçersiz olduğundan yine ayrıntıları Yargıtay CGK.nun 30.01.2007 gün, 2007/3-9 esas ve 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa'nın 40.maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmekte olup,
tebliğ olunan kararda yasa yolu, süresi ve şekli gösterilmemiş olmakla bu durum 5271 sayılı CMK.nın 40.maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden ve temyiz süresi işlemeye başlamayacağından müdahil kurum adına hazine vekilince verilen 10.3.2006 günlü temyiz dilekçesinin, kararı öğrenme ile verildiği kabul edilmekle tebliğnamedeki temyiz red düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre nakil aracının iadesine dair ek kararı temyiz ettiği anlaşılmakla, bizatihi suç teşkil etmeyen eşya hakkında müsadere veya iade kararının duruşmalı olarak yapılacak yargılama sonunda verileceği, duruşmalı işin duruşmasız olarak karara bağlanmasının bu karara karşı temyiz yasa yolunu engellemeyeceği gözetilip hükmün temyize tabi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; müsadere veya iade kararı verilirken CMUK.nun 392 ve 393.(CMK 256, 257) maddeleri uyarınca duruşma açılarak bir karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/12700, K. 2010/2038, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama