KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2007/13715 E., 2010/943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 677 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülüğüne ve müsadere
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.12.2006 tarih 2006/8-317, 2006/319 sayılı ve 3.6.2008 tarih, 2008/11-74, 2008/159 sayılı kararlarında belirttiği üzere daha önce üst sınırı 5 yıl olan hapis cezası gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu müdafii atanması öngörülmüş iken 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesinde yapılan değişiklik ile bu zorunluluk alt sınırı 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarla sınırlandırılmış bulunmasına, yargılama yasalarının derhal uygulanması gerekmesine,
5320 sayılı Kanunun 4/2. maddesine göre de CMK.nın yürürlüğe girmesinden önce soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yapılmış işlem ve kararlar hukuken geçerliliklerini sürdüreceklerinin belirtilmesine ve sanığın savunması 25.4.2006 tarihinde alınmış olmasına ve temyiz inceleme gününde sanığa zorunlu müdafi atanmasının mümkün olmayacağından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK da cezaların içtimaının düzenlenmediği gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasından çevrilen para cezası ile doğrudan tayin edilen adli para cezasının içtimaına karar verilmesi Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca. hükümden içtima ile ilgili 5. fıkranın çıkarılması sair hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.01.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
13.11.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı yasanın 5/2 fıkrasının, 19.12.2006 yürürlükte tarihli 5560 sayılı yasa ile değişikliğe uğramadan önceki halinde "bu kanunlarda TCK da belirlenen cezalar sistemine uygun değişiklik yapılıncaya kadar, 1.fıkrada belirtilen kanunlarda alt ve üst sınırlardan birisi veya bunlardan her ikisi gösterilmemiş olmakla birlikte, alt veya üst sınırlar arasında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adli para cezalarında cezanın alt sınırı 450 TL olarak uygulanır" düzenlemesi dikkate alındığında,
677 sayılı yasanın 1/2 fıkrasında adli para cezasının alt sınırı gösterilmiş olmakla, para cezasının tayininde 5252 sayılı yasanın 5.maddesinin uygulanamayacağı, sanığın lehine bulunan aynı yasanın 4/b-1 fıkrasına göre, 677 sayılı yasanın 1.maddesindeki para cezasının alt sınırdan tayin olunması halinde cezanın 50 liranın 85715 katı alınmak suretiyle 4 TL olarak belirlenmesi gerekirken, içtimaa dahil edilen doğrudan verilmiş para cezası miktarının 450 TL olarak fazla tayinin yasaya aykırı olması nedeniyle bozma kararı verilmesini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/13715, K. 2010/943, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama