KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2007/14881 E., 2011/11734 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı kanuna aykırılık
- Hüküm
- Sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine, diğer sanıkların hükümlülüklerine
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmolunan cezanın nev'i ve miktarına göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I-Katılan vekilinin beraat eden sanıklar ... ve ...'a yönelik temyizine göre yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Katılan vekilinin sanıklar ... ile ...'e yönelik ve anılan sanıklar müdafiilerinin temyizlerine gelince;
Sanıklar hakkında incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmadığından sübuta, vasfa ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de,
1-22.11.2002 tarihli Grafoloji ve Sahtecilik uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, 25.5.2001 tarihli 2475 numaralı ve 19.02.2001 tarihli 8311 numaralı kasa tediye fişi "fiş muhteviyatını aldım" bölümlerinde atılı bulunan iki imzanın ... elinden çıkmadığı, adı geçenin hakiki imzalarının model alınması suretiyle takliden oluşturulduklarının belirtilmesi karşısında, aldatıcı niteliğe sahip işlemlerin bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu yapılan ve fişleri bulunan işlemler yönünden eksik inceleme yapılmış olup, Adli Tıp Kurumu Grafoloji bölümünden üzerinde imza bulunan her bir işlem için;
imzaları taklit edilen banka müşterilerinin hesap kartonlarındaki imzaları ile sanıklar tarafından düzenlenen fişlerdeki imzalar karşılaştırılarak sanıkların eli ürünü olup olmadığı ve iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırıldıktan sonra,
dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek sanığın eylemlerine ilişkin olarak ilgili tüm kayıt ve belgeler ile dosya üzerinde sanığın gerçekleştirdiği zimmet eylemlerinin her bir işlem itibariyle ayrı ayrı olmak üzere banka görevlilerince ilk bakışta anlaşılabilir ve yine bu işlemlerin banka içi kayıtlarla ve normal teftişte ortaya çıkarılabilecek nitelikte bulunup bulunmadığı,
suç tarihinde yürürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde yer alan " ... suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle ... " hükmü kapsamında işlenip işlenmediği,
hususlarında düzenlenecek rapor sonucuna göre varsa nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve bunun sonucunda hangi eylemlerinin basit, hangilerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ile banka zararının belirlenmesi ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesine göre adli para cezasının hesabında yalnızca nitelikli zimmet suçu nedeniyle oluşan zararın dikkate alınması gerektiği düşünülerek karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporlarına itibarla eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/14881, K. 2011/11734, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama