KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2007/17252 E., 2010/7254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülüğüne
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK.nun 34/2.maddesinde "kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir", aynı yasanın 232/6.maddesinde "Hüküm fıkrasında 223.maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin verilen ceza miktarının kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir" hükümleri gözetilmeyerek sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen kararda,
karara karşı zabıt katibine beyanda bulunulması suretiyle hükmü temyiz edebilecekleri gösterilmemiş bulunduğu ve gerekçeli kararın tebligatında anılan meşruhatın bulunmadığı anlaşıldığı cihetle, sanık müdafiine karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri gösterilmek suretiyle meşruhatlı davetiye tebliğ olunup, kararın temyiz edilmesi halinde bu temyiz dilekçesi de eklendikten sonra iadesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2010 günü oyçokluğuyla karar verildi.
26.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Banka zimmeti suçundan yargılanan sanık ...'ın yapılan yargılama neticesinde yokluğunda İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2005 tarih ve 2005/275-290 sayılı kararıyla 4389 sayılı Yasanın 22 ve 765 sayılı TCK'nın 80, 59/2, 31 ve 33. maddeleri gereği 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hükümde "sanığın yokluğunda tebliğ ve tefhimden itibaren 7 gün içinde mahkememize verilecek bir temyiz dilekçesi ile Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere" denilerek yasa yolu, şekli ve mercii gösterilmiştir.
Karar sanık müdafiine 17.03.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak sanık müdafii kararı temyiz etmemiş ve karar müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce müdahil vekilinin temyizi yönünden dosyanın incelenmesi gerekirken, hükümde yasa yoluna başvuru yöntemi tam bir netlikle ifade edilmediği gerekçesiyle gerekçeli kararın sanık müdafiine karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri gösterilmek suretiyle meşruhatlı davetiye tebliğ olunması gerekçesiyle dosyanın mahalline iadesi için tevdi kararı verilmiştir.
Anayasanın 40/2.maddesi "Devlet işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır", CMK. 34/2.fıkrası "Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi mercii ve şekilleri belirtilir", aynı yasanın 231/2.maddesi de "Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları mercii ve süresi bildirilir" hükümlerini öngörmüştür.
Tüm bu düzenlemelerin gayesinin, kanun yoluna başvuruya hakkı olanların, kanun yolunun veya merciinin belirlenmesinde hataya düşmemelerini ve hak kaybına uğramalarını önlemek olduğu açıktır. Bu hükümlerle kişilerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine imkan ve kolaylık sağlanması amaçlanmıştır.
Hüküm sanık müdafii yönünden, kanun yolunda, merciinde ve şeklinde tereddüde yer verecek, onu yanıltacak nitelik taşımamaktadır. Kararda sadece uygulamada görülmeyen zabıt katibine tutanakla başvurulacağının belirtilmemesi yeniden meşruhatlı tebligat yapılmasını gerektirmez. Aynı kararın tefhim edildiği müdahil vekili süresinde temyiz dilekçesi vermiş olup bu durum dahi, kararın Anayasa ve CMK'nın istediği şartları taşıdığının göstergesidir.
Netice olarak; mahkeme kararı, yasa yolunu, şeklini ve merciini göstermiştir. Hak kaybına neden olacak şekilde, tereddüde, yanılgıya, haksızlığa yol açacak nitelikte değildir. Sanık müdafii olan avukatın "zabıt katibine tutanakla başvurulacağı" hususunda; yaptığı görev ve mesleki kimliği ile yanılması mümkün olmadığından anılan tevdi nedenine katılmıyorum. Müdahil vekilinin usul ve yasaya uygun temyiz talebi yönüyle dosyanın incelenmesi gerekir. Bu nedenle, hakkın kötüye kullanılmasına yol açacak şekildeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/17252, K. 2010/7254, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama