KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/10020 E., 2010/16008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kaçakçılık
- Hüküm
- Sanıklar hakkında açılan kamu davasının TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar ... ile ...`ın yetkilisi olduğu firma adına tescilli 17.05.2000 tarih 23752 sayılı gümrük giriş beyannamesinde, dava konusu manyetik rezonans görüntüleme cihazlarının 1998 model ve yeni olduğu belirtildiği halde, yapılan soruşturma sırasında bilirkişiler tarafından cihazların 10 yaşından büyük olduğu saptanmıştır.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere bakıldığında;
31.12.1999 tarih 23923 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ithalat rejimi eki 2000/9 sayılı tebliğe göre "5 yaşından eski olmayan" MR cihazlarının ithali mümkün olup, 6-10 yaş arasındaki cihazların ithalinde CİF bedelinin % 50`si oranında Toplu Konut Fonu alınması suretiyle ithalinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
1918 sayılı yasanın Ek 7.maddesi "İthalat ve ihracat rejimi kararlarında veya 1615 sayılı Gümrük Kanununun 19 ve 20.maddelerine göre Bakanlar Kurulunca alınan kararlarda lehe değişiklik yapılması veya bu kararların yürürlükten kaldırılması hallerinde, değiştirilen veya kaldırılan kararlara aykırı davranışta bulunmuş olanlar hakkında, failin lehine olan kararlar ve kanun hükümleri tatbik ve infaz olunur."
Hükümlerini içermektedir.
2000/9 sayılı karardaki Toplu Konut Fonu tahsiline ilişkin madde 2001/3475 sayılı karar ile yürürlükten kaldırılmıştır.
31.03.2007 gün ve 26479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununu yürürlükten kaldıran 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/11.madde fıkrası ile "İthali lisansa, şarta, izne, kısıntıya ve belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir. Eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına beşbin Türk lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına yüz Türk lirası olarak hesaplanır" hükmü getirilmiştir.
Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, sanıklara isnat edilen ithali izne tabi eşyayı izin almaksızın Yurda ithal etmeye teşebbüs etmek şeklinde gerçekleşen fiili, 5607 sayılı yasanın 3/11.maddesinde yazılı kabahate dönüşmüştür.
Bu durum karşısında, lehe olan yasanın bütün olarak uygulanması gerektiğinden olayımızdaki dava zamanaşımı süresinin de Kabahatler Kanunu uyarınca hesaplanmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/10020, K. 2010/16008, 4 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama