KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/11747 E., 2011/8224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ağır ceza Mahkemesi
- Suç
- 1918 Sayılı Yasaya Muhalefet
- Hüküm
- TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-... Genel Müdürlüğü adına yapılan temyiz incelemesinde;
Açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ... Genel Müdürlüğü davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyize hak vermeyeceğinden, anılan idare adına yapılan temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Katılan gümrük idare adına yapılan temyiz incelemesinde;
1-Katılan vekilinin sanık ...'a yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa atılı eylemlerin teşekkül halinde kaçakçılık suçunu oluştursa dahi; sanığın savunmasının tespit olunduğu 12.06.2000 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 102/3.maddesinde öngörülen zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan madde uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'e yönelik temyiz incelemesine gelince,
... Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar ..., ..., ... ile şirket işlerini organize eden muhasebe müdürü ... ve ... adına ihracat işlerini yürütmek üzere vekil tayin edilen Şeyhdavut hakkında.
98/D-378 ve 98/D-1-1135 sayılı dahilde işleme izin belgeleri kapsamında ithal edilen buğday ile TMO Van Müdürlüğünden ihraç kaydı ile 6 adet fatura kapsamında satın alınan buğdayı ihraç etmeyip yurt içinde piyasaya sürdükleri, ihraç işlemlerinin gerçekleştiğini göstermek amacıyla 8 ayrı sahte gümrük çıkış beyannamesi düzenledikleri iddiasıyla 1918 sayılı yasanın 1/B ve 1/E maddelerine muhalefet ettikleri iddiasıyla kamu davası açılmış olup, açılan davanın niteliğine göre sübutu halinde eylemin teşekkül halinde kaçakçılık suçunu oluşturabileceği, bu durumda 765 sayılı TCK.nun 102/3.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresine tabi bulunduğu,
suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3-(e) maddesi delaletiyle 4-(e) ve 5/1.maddelerinde yaptırım ve müeyyide altına alındığı, yine hüküm tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren, 5607 sayılı Yasanın 3/6 ve 4/1.maddelerinde ifadesini bulan suça temas
ettiği ve bu suçun yaptırımının da 3 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğüne nazaran, belirtilen eylemi için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde, 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1.maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza öngörüldüğü göz önüne alındığında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu cihetle, olayda dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2.maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve suç tarihinden itibaren anılan maddelerde öngörülen zamanaşımı süresini gerçekleşmediği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/11747, K. 2011/8224, 3 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama