KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/13506 E., 2011/18137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna aykırı davranmak suçundan sanık ... ...'nün, 6183 sayılı Kanunun 110/2-son cümle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62. maddeleri gereğince 4 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 1 yıl deneme süresine tabi tutulmasına, yükümlülük yüklenmesine ve uzman kişi görevlendirilmesine yer olmadığına dair, Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2008 tarihli ve 2007/542 esas, 2008/180 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15.07.2008 gün ve 39133 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2008 gün ve KYB. 2008-157438 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-6183 sayılı Kanunun amme alacağının tahsiline engel olanlar başlığını taşıyan 110. maddesi "Amme alacağının tahsili için hakkında takip muamelelerine başlanan borçlu kısmen veya tamamen tahsile engel olmak veya tahsili zorlaştırmak maksadıyla mallarından bir kısmını veya tamamını, mülkünden çıkararak, telef ederek yahut değerden düşürerek gerçek suretle; gizleyerek, kaçırarak muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmayan borçlar ikrar ederek, yahut alındılar vererek gerçeğe aykırı surette varlığını yok eder veya azaltır ve geri kalan mallar borcu karşılamaya yetmezse ... " sanığın cezalandırılacağını öngördüğü cihetle, sanığın haczedilen aracını 15 günlük sürede teslim etmemesinin kanunda tarifi yapılan eylemlere uymadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesinde,
2-Kabule göre de; Sanık hakkında hükmedilen cezadan 5237 sayılı Kanunun 62. maddesi uyarınca indirim yapıldığında 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayininde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/13506, K. 2011/18137, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama