KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/16071 E., 2011/17769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Sanığın hükümlülüğüne
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümle ilgili yapılan temyiz incelemesinde;
Suç tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı tamamlanmış bulunduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Sanık hakkında banka zimmeti suçundan kurulan hükümle ilgili olarak yapılan temyiz incelemesinde;
a) 18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/2.maddesine göre "Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür." 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı kanun ile maddede yapılan değişiklikle "22.maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü getirilmiştir.
Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK'nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararı, 610 sayılı kararı kaldırılarak İstanbul için 8. ağır ceza, diğer iller için 2 nolu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164.maddesinde de 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı kanunun 24/2.maddesindeki düzenlemenin korunduğu, HSYK'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da önceki kararlar ile 4389 sayılı kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde gerek 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2.maddesi hükmü ve buna dayalı olarak alınan HSYK.nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı, gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164.maddesi ile HSYK.nun 08.12.2005 tarih ve 861 sayılı kararlarına göre Egebank Genel Müdürlüğünde Operasyon ve Şubeler Muhasebe bölümünde asistan olarak çalışan ve bankanın fona devri ile Sümerbank ile birleşmesinden sonra Sümerbank A.Ş Şubeler Operasyon Muhasebe Bölümünde çalışmaya devam eden sanığa atılı dava konusu zimmet eyleminin iddianamedeki anlatım şekli ve nitelemesi göz önüne alınarak sübutu halinde kül
olarak suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinde düzenlenen zimmet suçunu oluşturabileceği ve 4389 sayılı Bankacılık Kanunundan doğan zimmet suçunda görevli mahkemenin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde esastan hüküm kurulması,
b) Egebank Genel Müdürlüğünde Operasyon ve Şubeler Muhasebe bölümünde asistan olarak çalışan sanığın bankanın fona devri ve Sümerbank ile birleşmesi sonrasında Sümerbank A.Ş.
Şubeler Operasyon Muhasebe bölümünde çalışmaya devam ettiği ve merkez şubesince aydınlatma gideri olarak ayrılıp reeskonta tabi tutulan bankaya ait 1.300 TL tutarındaki parayı merkez şubesi diğer gider reeskontları hesabına borç ve kendi personel hesabına alacak kaydederek çekmek suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında olayla ilgili zararın soruşturmaya başlanmadan önce ödenmesi halinde 5411 sayılı yasanın lehe olacağı gözetilerek hüküm kurulabileceğinin ve mahkemece sanık hakkında lehe kabul edilerek uygulama yapılan 5411 sayılı yasanın 160/1.maddesi uyarıca sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen ve giderilmeyen 1.300
TL banka zararının sanıktan alınarak katılana ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/16071, K. 2011/17769, 19 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama