KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/16297 E., 2012/30396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bankacılık Yasasına Muhalefet Yolu İle Zimmet
- Hüküm
- Hükümlülüklerine
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebi yerinde görülmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8.maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
1-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun'un 20. maddesi gereğince, banka güvenlik görevlisi olarak çalışan sanık ...'in koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştırılamayacağı da dikkate alınarak, sanığın tediye fişlerini yırtmak şeklinde gerçekleşen eyleminin banka zimmetine yardım etmek niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, asli fail olarak eylemi gerçekleştirdiğinin kabulü ile fazla ceza tayini,
2-Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit - nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından, mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3. maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklinde iken, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2. maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayrımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup;
A-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da nitelikli zimmet,
B-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil, kabaca incelemede ilk bakışta sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (bilirkişi - grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı Yasa'da basit zimmet, 5411 sayılı Yasa'da nitelikli zimmet,
C-Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da nitelikli zimmet,
D-Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise, 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da basit zimmet,
E-Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da basit zimmet,
F-Gişe yetkilisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da basit zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda belirtilen değerlendirmeler nazara alınarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılıp, her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıklarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eylemlerin tamamı basit zimmet kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Katılan bankanın ödenmeyen zararı yönden müfetiş raporu, banka cevabi yazısı, bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğu ve dosya içerisinde bulunan katılan bankanın 24.11.2006 tarihli yazısı içeriğinde, sonradan 2.977,35 YTL daha ödeme yapıldığı anlamına gelir ifadelerin yer aldığı gözetilerek, ödemeye ilişkin olarak durum bankadan tekrar sorulmak suretiyle yazılar arasındaki çelişkiler giderilerek, gerektiğinde dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile ödenmeyen net zararın saptanması yönünden rapor temin edildikten sonra karar verilmesi gerektiği hususunun düşünülmemesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/16297, K. 2012/30396, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama