KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/18843 E., 2012/3502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı kanuna aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 4.3.2008 gün ve 2008/6-47 Esas ve 2008/43 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi ; Dosya kapsamından, sanığın eylemiyle ilgili olarak 4389 sayılı yasanın 22/3, TCK.nun 80 ve 59. maddeleri uygulanması suretiyle 5yıl 10 ay hapis olarak hesap edilen cezanın , cezada kazanılmış hak nedeniyle 1 yıl 11 ay hapis cezasına indirildiği açıkça anlaşılmaktadır.
Şu halde, hükmolunan ceza, 5728 sayılı yasa ile değişik CMK.nun 231 maddesinde düzenlenmiş bulunan "hükmün açıklanmasının ertelenmesi" ve 647 sayılı yasanın 6. maddesinde düzenlenen tecil müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de; sanığın sabit kabul edilen eyleminin asıl cezası 1 yıl 11 ay olmayıp, 5 yıl 10 ay olduğundan; hükmolunması gereken ceza miktarı itibarıyla, 5728 sayılı yasa ile değişik CMK.nun 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 647 sayılı yasanın 6.maddesi gereğince cezasının teciline olanak bulunmamaktadır.
Aksi hal sanığın; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkûmiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır.
Benzer konuda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.11.1998 gün ve 282-348 sayılı kararı ile 23.03.2004 gün ve 41-70 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır. Bu husus nazara alınmadan sanık hakkında hükmedilen cezanın 647 sayılı yasanın 6. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/18843, K. 2012/3502, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama