KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/19022 E., 2012/24898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zimmet
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Şikayetçi banka vekilinin, 28.02.2008 havale tarihli süre tutum dilekçesinde imzasının bulunmadığı, 21.05.2008 havale tarihli ayrıntılı temyiz dilekçesinin ise yasal temyiz süresi geçtikten sonra sunulduğu da gözetilerek, her ne kadar şikayetçi bankanın kamu davasına katılmasına karar verilmiş ise de, yargılama devam ederken iflasına karar verilmesi nedeniyle tüzel kişiliği son bulduğundan, hükmü temyize hakkı bulunmayan şikayetçi vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'nun 317. Maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde değil ise de,
A)18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 24/2. maddesine göre "Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür." 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanun ile maddede yapılan değişiklikle, "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü getirilmiştir.
Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararı ile, 610 sayılı kararı kaldırılarak İstanbul için 8 nolu ağır ceza, diğer iller için 2 nolu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164. maddesinde de 5020 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Kanun'un 24/2. maddesindeki düzenleme korunmuş, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da önceki kararlar ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 1. maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, gerek 5020 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Kanun'un 24/2. maddesi hükmü ve buna dayalı olarak alınan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı, gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164. maddesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 08.12.2005 tarih ve 861 sayılı kararlarına göre, 1999 yılında işlenen Bankalar Kanunu'ndan doğan zimmet suçunda görevli mahkemenin İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesi olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde esastan hüküm kurulması,
b)Tediye fişindeki imzalar mudilere gösterilerek imzaların kendilerine ait olup olmadığı sorulup gerekirse grafolojik inceleme de yaptırılmak suretiyle, mudilerin zimmete konu olabilecek işlemlerdeki imzalarının gerçek imzaları olup olmadığı araştırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tespit ve değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c)Zimmet oluşturabilecek toplam net miktar yönünden uyum içerisinde olan müfettiş raporu ile 10.07.2007 tarihli bilirkişiler kurulu raporu esas alınarak, ilk eylem tarihi olan 19.03.1999 ile 4389 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihi arasında kalan döneme ilişkin belirlenen miktar, zimmete konu olamayacağından toplam net miktarından çıkartıldıktan sonra, geriye kalan miktar üzerinden bankanın zararının tazminine karar verilmesi gerekirken, denetime imkan vermeyecek şeklide tespit edilen 26.865,00 YTL zararın sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/19022, K. 2012/24898, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama