KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/2106 E., 2010/11389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2313 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Sanığın hükümlülüğüne, müsadereye, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-2313 sayılı kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-5237 sayılı TCK.nun 191/1.maddesine muhalefet suçundan verilen mahkumiyete ilişkin temyiz incelemesine gelince;
Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191.maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
a) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi,
b) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilebileceği,
c) Sadece ikinci fıkranın uygulandığı durumlarda, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde davanın düşmesine karar verilmesi, aksi halde birinci fıkra uyarınca ceza tayin edilmesi,
Öngörülmüş olduğundan; bu değişiklik karşısında, uyuşturucu madde kullanmış olan sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/2106, K. 2010/11389, 7 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama