KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/3510 E., 2011/18963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen takipsizlik kararını müteakip, ruhsatsız av tüfeğinin müsadere edilmesi talebinin reddi ile geçerli belge ibrazı halinde sahibine verilmek üzere zabıtaya tevdiine dair, Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 13.10.2006 tarihli ve 2006/367-460 sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 06.02.2008 gün ve 7332 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2008 gün ve KYB. 2008-035138 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede;
2521 sayılı Kanun'un 13.maddesinde, "Av tezkeresi veya yivsiz tüfek sahipliği belgesi olmadan yivsiz av tüfeği bulunduran veya taşıyanlar hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 549 uncu maddesindeki ceza hükümleri uygulanır ve ayrıca tüfeğin müsaderesine hükmedilir" şeklindeki düzenlemeye göre, (av tüfeğinin Kabahatler Kanunu'nun 43.maddesinde sayılan park, meydan, cadde ve sokaklar dışında taşınması hali hariç) bulundurulması veya taşınmasının müeyyide altına alınmadığı,
ancak 2521 sayılı Kanun'un 13.maddesinin halen yürürlükte bulunduğu ve ayrıca tüfeğin müsaderesine hükmedilebileceğinin düzenlenmiş olduğu gözetilmeden, ruhsatsız av tüfeğinin müsaderesi yerine, yazılı şeklinde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26.10.1932 gün ve 29/12 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yolu başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/3510, K. 2011/18963, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama