KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/4171 E., 2011/16043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Davanın görev nedeniyle reddine
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nun 223.maddesinin 10.fıkrası uyarınca adli yargı dışındaki yargı mercilerine yönelik görevsizlik kararları, yasa yolu açısından hüküm sayılmakta ve hükümlerin tabi olduğu temyiz yasa yoluna bağlı bulunmaktadır. Nitekim dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 27.10.2009 gün ve 2009/206-250 sayılı kararında belirtildiği gibi burada söz konusu olan karar, 5271 sayılı CMK'nun 223/10.fıkrası anlamında ve kabahatlerle ilgili değil suçlarla ilgili yapılan yargılamada verilmiş olan görevsizlik kararıdır.
Bu duruma göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamındaki idari yaptırım kararına karşı, sulh ceza mahkemesine başvuru üzerine, idari yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığı gerekçesiyle anılan Kanunun 28/1-b maddesine göre verilen başvurunun (görev yönünden) reddi veya bu anlamdaki görevsizlik kararları temyiz yasa yoluna tabi olmayıp 14.04.2011 gün 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 27.maddesiyle değişik Kabahatler Kanununun 29.maddesi uyarınca "Ceza Muhakemesi Kanununa göre" itiraza tabidir.
Ankara 9.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 13.10.2006 gün ve 2006/302 D.İş sayılı kararının kaldırılarak yapılan incelemede,
Açıklanan gerekçeyle kararın temyizi mümkün bulunmayıp 5271 sayılı CMK.nun 268.maddesi uyarınca itiraz edilebileceğinden itiraz dilekçesinin mahallinde değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Ceza Genel Kurulunun 27.10.2009 gün ve 2009/206 - 250 sayılı kararında da belirtildiği üzere 5271 sayılı CMK.nun 223/10 fıkrasına göre "Adli Yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır" Nitekim dava konusu dosyada sulh ceza mahkemesi kararında zımmi olarak kendisinin görevli olmadığını,görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğu belirtmiştir. Bu karar itirazı kabil değil temyizi kabil bir karardır. Dolayısıyla çoğunluk kararı yerinde değildir.
Kaldı ki, itirazı kabil bir karar olsa dahi ağır ceza mahkemesi, sulh ceza mahkemesi kararı temyizi kabil olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiş olmasına göre Yargıtay ilgili dairesi de kendisini görevli görmüyorsa her iki görevsizlik kararı kesinleştirildikten sonra uyuşmazlığın yüksek dereceli mercii olan Yargıtay Ceza Genel Kurulunda çözülmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/4171, K. 2011/16043, 21 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama