KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/6018 E., 2012/18050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük ve banka zararının müdahil bankaya ödenmesine
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebi yerinde görülmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8.maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 318.maddesi uyarınca oybirliğiyle reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Kısa kararda nispi vekalet ücreti miktarının yazılmaması, mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Tazminine karar verilen banka zararı miktarı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre, 8860,13 YTL nispi harcın sanıktan tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik hesaplama sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ile müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca, hükmün nispi harç tahsiline ilişkin fıkrasında yer alan "2230 YTL" ibaresinin hükümden çıkartılması, bunun yerine "8860,13 YTL" ibaresinin yazılması, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 9746,14 YTL nispi temyiz onama harcının sanıktan tahsiline, 21.05.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- 18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 24/2.maddesine göre "Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür."
26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanun ile maddede yapılan değişiklikle "22.maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü getirilmiştir.
Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2.ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK'nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararı, 610 sayılı kararı kaldırılarak İstanbul için 8.ağır ceza, diğer iller için 2 nolu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164.maddesinde de 5020 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Kanun'un 24/2.maddesindeki düzenlemenin korunduğu, HSYK'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da önceki kararlar ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 1.maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiştir.
HSYK'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında HSYK'nun 29.12.2003 gün, 610 sayılı ve 15.01.2004 gün, 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 1.maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiş ise de, bu hükmün uygulanması için önceki mahkemenin görevli olması gerekir. Halbuki bu yasa çıkarılmadan önce görevli mahkeme İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesi değil, 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanun'un 24/2.maddesi gereği suçun işlendiği yer olan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesidir. Bu değişiklik uyarınca çıkarılan 610 ve 2 sayılı HSYK kararlarında 681 sayılı HSYK kararında olduğu gibi önceki mahkemelerin davaya devam edeceklerine dair bir karar alınmamıştır.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, gerek 5020 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Kanun'un 24/2.maddesi hükmü ve buna dayalı olarak alınan HSYK'nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı, gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164.maddesi ile HSYK'nun 08.12.2005 tarih ve 861 sayılı kararlarına göre, 2001 yılında İstanbul'da da işlenen Bankalar Kanunu'ndan doğan zimmet suçunda görevli mahkeme İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesi'dir.
Açıklanan nedenlerle, mahkeme görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde esastan hüküm kurulması,
2- Gerekçeli kararda yazılı olduğu halde, kısa kararda nispi vekalet ücretinin yazılmaması,
Nedenleriyle hükmün bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/6018, K. 2012/18050, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama