KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/6110 E., 2011/2628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Banka zimmeti
- Hüküm
- Sanığın hükümlülüğüne
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-01.10.2007 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü yasal süresinden sonra 24.10.2007 gününde temyiz etmiş bulunan müdahil ... vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasanın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Banka müşterileri ..., ..., ..., ... ve ...'a ait hesaplardan zimmetine para geçirdiği iddiasıyla sanık hakkında açılmış bulunan kamu davasında belirtilen suçtan doğrudan doğruya zarar gören konumunda bulunmayan müşteki ... müdafiinin temyiz inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
III-Sanık müdafiinin temyizine gelince;
1-Sanık hakkında bir kısım banka müşterilerine ait hesaplardan, mudilerin imzalarını taklit ederek onların bilgi ve talimatları dışında para çektiği iddiası ile 09 Ocak 2002 tarihli iddianame ile kamu davası açılmasını müteakip banka müşterisi olan müşteki ...'in şikâyeti üzerine hakkında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 1 Şubat 2002 tarihli iddianame ile ayrı bir dava açıldığı ve 09 Ocak 2002 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının sonucunda sanık hakkında 05 Mart 2002 tarihinde mahkûmiyet kararı verilmesinden sonra banka müşterisi ...'a ait hesaptan adı geçen mudinin imzasını taklit ederek mudinin bilgisi ve talimatı dışında
para çekerek mal edindiği iddiası ile sanık hakkında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10 Haziran 2003 tarihli iddianame ile de üçüncü kamu davasının açıldığı cihetle, sanık hakkında 09.01.2002 tarihli iddianame ile açılmış olan kamu davası neticesinde verilen cezanın, sonradan açılan kamu davaları yönüyle kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Hükme dayanak yapılan 01.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda banka müşterileri olan ..., ..., ..., ... ve ...'a ait hesaplardan adı geçen mudilerin imzaları taklit edilerek para çekilmesi işlemlerinde kullanılan imzaların müşterilere ait imzalarla uyum gösterdiği dekontlar üzerindeki imzaların banka mudilerine ait olmamakla birlikte imzaların banka müşterilerinin imzalarının taklit edilerek atıldığının belirtildiği ve bu haliyle eylemin dekontlara sahte imza atılarak gerçekleştirilmesi karşısında bankayı aldatıcı eylemin gizli kalmasını sağlayıcı işlemler niteliğinde olduğu,
dolayısıyla suçun nitelikli zimmet vasfında bulunduğu belirtilmiş olup müşterilerin yerine atılan taklit imzaların müşterilere ait gerçek imzalara benzetildiğinin açıklandığı cihetle bu durumun banka yetkililerinin kontrolü ile normal denetimde ortaya çıkabilecek nitelikte olmadığı ve vasıfta kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğine nazaran sanığın bir kısım eylemlerinin nitelikli zimmet vasfında olduğu gözetilmeden eylemlerin tümünün "adîyen zimmet" olduğunun kabulüyle suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Sanığın mal edindiği dövizlerin, her birinin zimmete geçirme tarihleri itibariyle geçerli olan T.C. Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanması yerine yazılı şekilde son fiil tarihindeki döviz kurunun esas alınması suretiyle banka zararının yazılı şekilde fazla tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı isteme uygun olarak 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan yasanın 326.maddesi gereğince ceza süresi itibariyle kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 14.03.2011 günü 3 nolu bozma nedeninde oyçokluğuyla diğerlerinde oybirliğiyle karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Bankanın zimmete geçirilen döviz miktarını yerine koyması gerekeceğinden, zimmetin ortaya çıktığı tarihteki Merkez Bankası Döviz Efektif Satış Değeri üzerinden banka zararının tespit edilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun 3 nolu bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/6110, K. 2011/2628, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama