İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/16213 K.2011/26410

Marka hakkına tecavüz, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa muhalefet (haksız rekabet) suçundan sanık ...'ın, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 57/5. maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 64/1. maddesi gereğince 450 Türk lirası adli para cezası ile…

Esas2009/16213Karar2011/26410Tarih21 Aralık 2011Okuma4 dk · 761 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2009/16213 E., 2011/26410 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Aralık 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

761 kelime·4 dk okuma

Marka hakkına tecavüz, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa muhalefet (haksız rekabet) suçundan sanık ...'ın, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 57/5. maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 64/1. maddesi gereğince 450 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına,

emanette kayıtlı taklit ürünlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 54/1.maddesi uyarınca zoralımına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/6-c maddesindeki koşul oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2009 tarihli ve 2008/513 Esas, 2009/189 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.08.2009 gün ve 45140 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2009 gün ve KYB.

2009-199289 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Mezkür ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.02.2009 tarihli ve 2008/19715 Esas, 2009/2345 sayılı ilamının içeriği ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.02.2009 tarihli ve 2007/14317 Esas, 2009/2264 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanık hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-c maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı, bu maddenin atıf yaptığı 61 inci maddede ise kararname hükmüyle suç tanımlarının düzenlendiği ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-c maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği,

mahkemece sanığın eyleminin aynı zamanda 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 57/5. maddesinde düzenlenen haksız rekabet suçunu oluşturduğunun kabul edildiği, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 1.maddesinde "Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.", 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5/1. maddesinde "Bu Kanunun genel hükümleri,

özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır" ve aynı kanunun genel hükümleri arasında bulunan 2/1.maddesinde ise "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanmaz..." hükümlerinin yer aldığı, olayımızda sanığa atılı eylemin, ceza içeren özel bir hukuk düzenlemesi olup, 5 inci maddede sözü edilen özel ceza kanunları ya da ceza içeren kanunlar kapsamında bulunduğu,

o halde atılı eylemin, Türk Ceza Kanununun 2. maddesi hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu duruma göre, kanun hükmünde kararname hükmüyle getirilen bu düzenlemenin Türk Ceza Kanununun 2. maddesinde öngörülen kanunilik ilkesine uygun bulunmadığı, nitekim Anayasa Mahkemesinin 03.01.2008 tarihli ve 2005/15 Esas, 2008/2 sayılı iptal kararı gerekçesinde kanunsuz suç ve ceza konulamayacağını, kanun hükmünde kararname hükmüyle suç ve ceza getirilemeyeceğini açıkça vurguladığı,

bu durum karşısında, 5252 sayılı kanunun geçici 1. maddesi ile Türk Ceza Kanununun 2. maddesi ve 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5. maddesi birlikte değerlendirildiğinde.

556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin suç tanımlayan hükümlerinin tümüyle zımnî olarak ilga edildiğinin (örtülü olarak yürürlükten kaldırıldığının) kabulü gerektiği, bu hukuki değerlendirmeye göre, atılı eylemin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında suç oluşturmayacağı, öte yandan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre suç oluşturmayan eylemin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen haksız rekabet suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun da bu noktada ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, buna göre, 01.01.1957 tarihinde yürürlüğe giren 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 57.maddesinin 5. fıkrasında;

başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, işaret gibi tanıtma vasıtaları haklarına tecavüzün yanında, tescilli ve tescilsiz ayırımı yapmadan marka hakkına tecavüzün de haksız rekabet suçu olarak tanımlandığı ve cezasının 64. maddede belirtildiği, bu kanunun yürürlük tarihinden sonra 3 Mart 1965 tarihinde yürürlüğe giren 551 sayılı Markalar Kanununun 47. maddesinde de tescil edilmiş marka hakkına tecavüz hallerinin ayrı ayrı tanımlandığı ve yaptırımının da 51 ve 52. maddelerde belirtildiği, her iki düzenlemede de tescilli marka kullanma haklarına tecavüz hallerinin belirlendiği ve yaptırıma bağlandığı,

bu sebeple gerek Türk Ticaret Kanunu ve gerekse 551 sayılı Markalar Kanunundaki düzenlemeyle korunan ortak değerin, marka kullanma hakkından doğan haklar olduğu, marka hakkına tecavüz fiillerinin unsurlarının her iki düzenlemede de aynı olduğu ve iki kanun birlikte uygulanamayacağından tam olarak oluşan kanun çatışması kuralları uyarınca sonradan yürürlüğe giren, tescilli markalara hukuki ve cezai koruma getiren 551 sayılı Kanundaki düzenlemenin Türk Ticaret Kanununun 57/5. fıkra hükmünü tescilli markalarla sınırlı olmak üzere örtülü olarak yürürlükten kaldırdığı,

bu kanunun da (551 sayılı kanun), 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik 82. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış bulunduğundan ve yürürlükten kalkan eski düzenlemelerin canlanamayacağından, sanığa atılı eylemin haksız rekabet suçunu da oluşturmadığı, dolayısıyla atılı eylemin 01.01.2009 tarihinden itibaren suç olmaktan çıktığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2009 tarihli ve 2008/513 Esas, 2009/189 Karar sayılı kararının CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında hükmedilen cezanın kaldırılmasına, dava konusu eşyanın sanığa iadesine, 21.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/16213, K. 2011/26410, 21 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2009/16213
Karar No
2011/26410
Tarih
21 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/16214 K.2011/26596
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/16214 K.2011/16988
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/16215 K.2011/26702
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/16217 K.2011/16996
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/16218 K.2011/26597
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/16219 K.2011/18201

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.