KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2009/16786 E., 2010/16641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taşıma sınırı üstünde yolcu alınması eyleminden ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65/1-a maddesi gereğince 53,00 yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair 24.01.2007 tarihli, 437973 sıra numaralı trafik idari para cezası karar tutanağına karşı başvurunun süre yönünden reddine ilişkin KADIKÖY 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/1745 esas, 2008/535 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 28.08.2009 gün ve 47739 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2009 gün ve KYB. 2009-205417 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/1.maddesinde yer alan "İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir." şeklindeki düzenleme karşısında, trafik idari para cezası karar tutanağının 07.02.2007 tarihinde tebliğ edilip süresinde itiraz edilmesine rağmen yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre suçlar ve kabahatler hakkında yapılan düzenlemeler ile kendine özgü yargılama ve yasa yolları getirilmiştir.
5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yasa yolu suçlar için öngörülmüş olup, anılan yasanın 267-271.maddeleri kapsamındaki kararlara karşı başvurulabilen yasa yoludur.
Kabahatler Kanunu genel hükümleri düzenlerken ihtiyaç duyduğu konularda 5271 sayılı yasaya atıfta bulunduğu halde, verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolları düzenlemesinde, 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde yer alan kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğine dair bir atıfta bulunmamıştır.
Olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozmaya yerel mahkemelerce verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümlerde çok ciddi boyutlara ulaşan yargılama hukuk ile maddi hukuk kurallarına aykırılık halinde başvurulması mümkündür. Kanun yararına bozma, adalet, kamu yararı, eşit ve istikrarlı uygulama düşüncesi ve uyarma amacıyla kabul edilmiş olup, her aykırılıkta ve hakimin takdirine bağlı konularda bu yola başvurulamaz.
İncelenen dosyada, 53 lira idari para cezasına karşı yapılan başvurunun yasal süresi içinde yapıldığından bahisle yerel mahkeme kararının bozulması istenmektedir. İdari para cezasının nevine ve miktarına göre hukuki ihlalin ağırlığından da söz etmek, açıklanan ölçüler içerisinde mümkün görülmemiştir.
Başvurunun süresinde olup olmadığının hesabında yazılan hatanın mahkemece başka bir olayda yapılacağının da kabul edilmesi mümkün olmadığından uygulamada birliği sağlama amacı da olayda söz konusu değildir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/16786, K. 2010/16641, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama