KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2009/19242 E., 2010/6388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanıkların hükümlülüklerine
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-18.6.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/2 maddesine göre “Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür.”
26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanun ile maddede yapılan değişiklikle “22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür.
Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir” hükmü getirilmiştir.
Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK’nun 15.1.2004 gün ve 2 sayılı Kararı, 610 sayılı kararı kaldırarak İstanbul için 8. Ağır ceza, diğer iller için 2 no’lu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesinde de 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, HSYK’nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da önceki kararlar ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiştir.
HSYK’nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında HSYK’nun 29.12.2003 gün, 610 sayılı ve 15.1.2004 gün, 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1.maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiş ise de; bu hükmün uygulanması için önceki mahkemenin görevli olması gerekir.
Halbuki bu yasa çıkarılmadan önce görevli mahkeme İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi değil, 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesi gereği suçun işlendiği yer olan Bafra’nın bağlı olduğu il olan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesidir. Bu değişiklik uyarınca çıkarılan 610 ve 2 sayılı HSYK kararlarında 681 sayılı HSYK kararında olduğu gibi önceki mahkemelerin davaya devam edeceklerine dair bir karar alınmamıştır.
Sanıklar hakkında zimmet suçundan o tarihteki özel görev düzenlemesine uygun olarak 14.8.2002 tarihli iddianame ile bankanın merkezinin bulunduğu İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmış, aynı sanıklar hakkında Bafra Ağır Ceza mahkemesinde sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan dava da irtibat nedeniyle bu dava ile birleştirilmiş, yargılama aşamasında 5020 sayılı yasayla yapılan değişiklik sonucu suçun işlendiği ildeki Ağır Ceza Mahkemesi görevli hale geldiği gerekçesiyle 17.2.2004 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi de yargılamanın geldiği aşama itibariyle görevsizlik kararı verilemeyeceğinden 31.1.2005 tarihinde karşı görevsizlik kararı vermiştir.
Oluşan olumsuz görev ihtilafı ile ilgili olarak Yargıtay 5. Caza Dairesi, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararındaki gerekçeye göre İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, bu defa İstanbul’da banka zimmetinden doğan davalar için 8. Ağır Ceza Mahkemesinin kurulduğu gerekçesiyle 12.10.2005 tarihinde görevsizlik kararı vermişse de 8. Ağır Ceza Mahkemesince de yargılamanın geldiği aşama itibariyle görevsizlik kararı verilemeyeceğinden 19.12.2005 tarihinde karşı görevsizlik kararı vermiştir. Bu olumsuz görev ihtilafı sonucunda Yargıtay 5. Caza Dairesi, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin kararındaki gerekçeye göre 2. kez İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararını kaldırmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde Yargıtay 5. Caza Dairesinin olumsuz görev ihtilafı üzerine verdiği ve davaya bakmaya İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğuna dair 24.2.2005 ve 1.5.2006 tarihli kararları isabetli değildir. Çünkü gerek 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesi hükmü ve buna dayalı olarak alınan HSYK’nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı, gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesi ile HSYK’nun 8.12.2005 tarih ve 861 sayılı Kararlarına göre 2000-2001 yıllarında ...`da işlenen Bankacılık Kanunundan doğan zimmet suçunda görevli mahkeme Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesidir.
Görev için madde yönünden yetki de denilmektedir. Yetkiden farklı olarak görev kuralı kamu düzenine ilişkindir. Ayrıca hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının doğal sonucu bir ilke olması nedeniyle sanık için görevli mahkemede yargılanmak bir güvencedir. Mahkemeler görev kuralını yargılamanın her aşamasında re’sen gözetmek durumundadırlar. Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görerek vereceği karar “hukuka kesin aykırılık” sebebidir. Kanun ve HSYK kararları ile görevlendirilen mahkemeler ihtisas mahkemeleridir. İhtisas mahkemesinde yargılanmak sanık lehinedir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde esastan hüküm kurulması yasaya aykırıdır.
2-Raporları hükme esas alınan bilirkişilerden ... ve ...’nın yeminlerinin yaptırılmaması suretiyle 1412 sayılı CMUK.nun 72 (5271 sayılı CMK’nın 64.) maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2010 günü oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Davaya bakan mahkemenin, Yargıtay 5. Ceza Dairesince olumsuz görev uyuşmazlıkları sebebiyle 2 kez görevlendirilmesinden dolayı bu hususun giderildiği, yapılan yargılama neticesi hüküm kurulduğu, bu aşamadan sonra davanın esastan incelenmesi yerine 10.6.1942 gün ve 26-16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak görevsizlik kararı verilmesi yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/19242, K. 2010/6388, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama