KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2009/19565 E., 2013/24368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bankacılık yasasına aykırılık
- Hüküm
- Beraat, Hükümlülük
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, sanık ... müdafıinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ... hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Müdahil vekilinin sanık ... hakkındaki temyizine gelince;
Sanığın, banka müşterilerinden ..., ..., ... ve ...'ye ait hesaplarından, sahte imza atarak düzenlediği tediye fişlerini kullanmak suretiyle çektiği paraları kendisine mal edindiği ve mudiler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'na ait hesaplardan da başlangıçta verilmiş talimatları olmadan ve bazen yerlerine, imza da atarak, düzenlediği sahte havale talimat belgeleri ile hesaplarındaki paraları ... Petrol Limitet Şirketi hesabına havale ettiği iddiasıyla, hakkında, 5411 sayılı yasanın 160/2 maddesine muhalefet etmekten kamu davası açıldığına göre, bankanın parasına vazuliyet olan sanığın eylemlerinin teselsül halinde banka zimmeti suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup, ayrıca;
Sahte oluşturulan havale belgesi kullanılarak veya sahte imzalı tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri veya havale talimatları bulunamamış ya da bulunan havale talimatları ile tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;
Sahte oluşturulan havale belgesine veya tediye fişine, mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fiş ve belgeler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet,
Sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak, bankadaki hesap kartonetlerinde bulunan mudilere ait imzalarla, mudiler adına sahte atılan havale talimatları ve dekontlardaki imzalar karşılaştırılıp, aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılmasından sonra, dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek,
yukarıda belirtilen kriterlere göre, nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı, nitelikli ve basit zimmet olup olmadığının belirlenmesiyle, suç tarihinde yürürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22.maddesi ile 5411 sayılı Bankalar Kanununun 160.maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp, lehe olan yasa hükümleri uygulanarak, mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği düşünülmeden, eksik araştırmaya dayalı olarak, yetersiz bilirkişi raporuna itibarla, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/19565, K. 2013/24368, 2 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama