KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2009/20201 E., 2011/3334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zimmet
- Hüküm
- Müdahillere karşı hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan beraatine, ... A.Ş.ye karşı işlediği zimmet suçundan hükümlülüğüne
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde hakim havalesi bulunmamakta ise de, mahalli mahkemenin temyiz defterinin incelenmesinde dilekçenin yasal temyiz süresi içinde kaydının yapıldığı anlaşıldığından, bu konuda tebliğnamede yer alan red düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5252 sayılı yasanın 6.maddesi uyarınca, ağır hapis cezası hapse dönüştürülmüş olup hükmolunan cezanın nevi ve miktarı gözetilerek sanık müdafii ile yetkisi bulunmadığından katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteklerinin reddine,
Emniyeti suistimal suçu yönünden eksik soruşturma bulunmadığına üye ...'ın karşı oyuyla karar verilerek yapılan incelemede;
I-Katılan ... A.Ş.vekilinin emniyeti suistimal suçundan kurulan hükme yönelik temyizinde;
Şikayetçiler ..., ..., ..., ... ... ve ...'e karşı emniyeti suistimal suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen bankanın emniyeti suistimal suçundan açılan kamu davasına katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi davaya katılmasına karar verilmesi de temyize yetki vermeyeceğinden, vekilinin vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı yasanın CMUK.nun 317.maddesi gereğince oybirliğiyle REDDİNE,
II-Katılanlar ..., ..., ..., ... ... ve ... vekillerinin emniyeti suistimal suçundan kurulan hükme yönelik temyizinde;
Emniyeti suistimal suçundan, sanığın sorgusunun yapıldığı 12.08.2004 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan madde uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA, üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
III-Katılan ... vekili ve sanık müdafiinin zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
765 sayılı TCK ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre lehe olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Tazminine karar verilen banka zararı miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmolunmaması isabetsizliği temyiz konusu yapılmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
1- Hüküm altına alınan banka zararının lira cinsinden hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde döviz cinsinden hesaplanması,
2-Hükümden sonra yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca, ağır hapis cezasının hapis cezasına dönüştürülmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan ve bu hususlar 5320 sayılı Yasa'nın 8.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan "ağır hapis" ibarelerinin 5252 sayılı Kanun'un 6.maddesi uyarınca, "hapis" cezasına dönüştürülmesine,
yine hüküm fıkrasında yer alan 323.500 YTL, 401.651 USD döviz hesabı üzerinden gerçekleşen toplam 401.651 USD ve 45.000 EURO ile 323.500.000.000 TL karşılığı olarak dosya kapsamında hesaplanmış olan toplam 1.010.000.000.000 TL (1.010.000 YTL) banka zararının sanıktan tahsiliyle katılan ...
A.Ş.'ye ödenmesine, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 59.994 lira nispi onama harcının sanıktan alınmasına, 23.2.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1-13.07.2004 günlü iddianamenin suç nevi bölümünde, emniyeti suistimal ve zimmet olarak gösterilmesine rağmen, metin kısmında mudi ... ve ... A.Ş. sahibi ...'le ilgili olarak dava açılmasına göre, hangi eylemden emniyeti suistimal, hangi eylemden dolayı zimmet suçundan dava açıldığının iddianamede tavzih ettirilip sanığınbuna göre savunmasının alınması gereği yerine getirilmediğinden savunma hakkı kısıtlanmış olup bu nedenle eksik tahkikat olduğuna,
Kabule göre de;
2-Müdahil ...'in 27.5.2004 tarihinde 419.000 EURO'nun hesabına geçmediğini söylemesine, sanığın da müfettişe verdiği ifadesinde piyasada Dolar kurunun 1.500.000 TL olması nedeniyle 123.800.000.000 TL ile ancak 82.530 USD alabildiğini, bu tutarı müdahil ... verdiğini, aradaki fark olan 17.470 USD'nin forward hesabında olduğunu söylemesine rağmen bankada böyle bir hesabın olmaması ve Türk parasını bizzat bankada kabul etmesi de göz önünde tutulduğunda sanığın eyleminin emniyeti suistimal suçunu değil, zimmet suçunu oluşturacağı düşüncesiyle diğer zimmet fiilleriyle birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi yerine yazılı şekilde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/20201, K. 2011/3334, 23 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama