KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2009/7152 E., 2010/5988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Ruhsat veya işletme izni olmadan üretim faaliyetinde bulunulmak eyleminden ... Yapı İnşaat Sanayi ve Anonim Şirketinin 3213 sayılı Maden Kanununun 12/5.maddesi uyarınca 821.704,00 Yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına yönelik Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 02.07.2007 tarihli ve 204146 sayılı idari yaptırım kararına itirazın reddine dair Zonguldak 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.11.2008 tarihli ve 2008/409 değişik iş,
2008/61 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın keza reddine ilişkin Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2009 tarihli ve 2009/21 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 23.03.2009 gün ve 15470 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2009 gün ve KYB. 2009/79155 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre. Karayolları 15.Bölge Müdürlüğünün 67/2005-06 sayılı Hammadde Üretim İzin Belgesi alanı dışında üretim yapıldığından bahisle 3213 sayılı Kanunun 12/5.maddesine aykırı davranmaktan ...
Yapı İnşaat Sanayi ve Anonim Şirketi hakkında idari yaptırım uygulanmış ise de, Karayolları 15. Bölge Müdürlüğünün 67/2005-06 sayılı Hammadde Üretim İzin Belgesine göre anılan Müdürlükçe yürütülen Zonguldak-Devrek duble yol yapım projesinde kullanılmak üzere kalker malzemesinin alındığı ve malzeme alınan söz konusu arazi üzerinde adı geçen şirketin 21.03.2006 tarihinden geçerli olmak üzere II. Grup (Doğaltaş-Mermer) Arama Ruhsatının bulunduğu, kalkerin 3213 sayılı kanunun 2.maddesinde tanımlanan II. Grup madenler arasında yer aldığı,
Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 42/son maddesi uyarınca "Üretim veya işletme izni olmadan satış amacıyla ruhsatın ait olduğu grupta maden üretimi yapıldığı tespit edilen arama ve işletme ruhsat sahalarındaki üretim faaliyetleri durdurulur." hükmü uyarınca faaliyetin durdurulması ile yetinilmesi gerektiği, ayrıca idari yaptırım uygulanamayacağı gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre suçlar ve kabahatler hakkında yapılan düzenlemeler ile kendine özgü yargılama ve yasa yolları getirilmiştir. 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yasa yolu suçlar için öngörülmüş olup, anılan yasanın 267-271.maddeleri kapsamındaki kararlara karşı başvurulabilen yasa yoludur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/7152, K. 2010/5988, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama