KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/10277 E., 2011/651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 Sayılı Kanuna Muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülüklerine, bankanın uğramış olduğu 1.379.248 TL zararın sanıklardan alınarak katılan bankaya verilmesine
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosyada mevcut 16.07.2008 günlü müfettiş raporu ve ekleri fotokopi olup aslı getirtilmeden ya da aslının aynıdır olduğu onaylatılmadan hükme esas alınması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, ceza miktarı ve tutukluluk süresi dikkate alınarak sanık ...'in tutukluluk halinin devamına 18.01.2011 günü üyeler Dr.... ve ...'nun esasa ilişkin bozma nedenlerinin karara eklenmesi yönünden muhalefeti ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Sayın çoğunluğun yukarıda belirtilen bozma kararına katılmakla birlikte dosyanın esasına da girilerek inceleme yapılması ile aşağıdaki nedenlere göre;
1-Zimmet suçunu oluşturan eylemlerin tamamının 5411 sayılı yasa zamanında olduğu gözetildiğinde, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırıldığı cihetle, bu tarihten sonra basit bir inceleme ile ilk bakışta anlaşılamayan, tediye fişlerine müşteri adına atılan paraf ve imza gibi her türlü hileli hareketin eylemi nitelikli zimmet suçu haline getireceği kabul edildiğinden,
tediye makbuzlarına mudilerin imzaları taklit edilerek sahte imza atılarak ve mudilerin aldatılması ile imzaları alınmak suretiyle gerçekleştirilen eylemlerin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Mal edinilen dövizlerin zimmete geçirilme tarihleri itibariyle geçerli olan TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanması yerine, yazılı şekilde bilirkişi tarafından nasıl hesaplandığı anlaşılmayan tutarın esas alınması,
3-İddianamede anlatımı bulunan mudiler ..., ... ve ... hesaplarından yapılan zimmet miktarının bilirkişi raporunda banka zararına dahil edilmediğinin dikkate alınmaması,
4-İddianamede anlatımı bulunmayan ..., ..., ... ve ... isimli mudiler hesaplarındaki zimmet miktarının banka zararına dahil edilmesi suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak, bu mudiler hesaplarından gerçekleşen zimmet suçu nedeniyle ek iddianame ile dava açtırılmadan hüküm kurulması,
5-Üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılarak, zimmet tutarlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde tayinin gerektiğinin gözetilmemesi;
6-Mudi ...'in hesabından gerçekleştirilen zimmet tutarının 70.000 TL olduğu mudi beyanı ve müfettiş raporu ve ekleri ile sabit olduğu halde zimmet miktarının fazladan hesaplandığı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi, nedenleriyle sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulması suretiyle
Hükmün bu yönlerden de bozulması gerektiği düşüncesindeyiz.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/10277, K. 2011/651, 18 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama