İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/106 K.2010/148

7. Ceza Dairesi 2010/7-106 E., 2010/148 K.

Esas2010/106Karar2010/148Tarih15 Haziran 2010Okuma7 dk · 1.441 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2010/106
Karar No
2010/148
Karar tarihi
15 Haziran 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.441 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

7. Ceza Dairesi 2010/7-106 E., 2010/148 K.

ZİMMET

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 434 ]

"İçtihat Metni"

Sanığın zimmet suçundan beraatine ilişkin, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.02.2006 gün ve 192-28 sayılı hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 02.03.2010 gün ve 7619-3681 sayı ile; oyçokluğuyla onanmıştır.

Daire Üyesi M... T.. ise;

“Sanığın banko vezne olarak tek yetkili imza ile çalıştığı şubede mudinin bilgisi dışında vadeli hesabının 03.05.2002 tarihinde temdit edilerek yeni bir hesap cüzdanı çıkarılması, hesaptaki paranın çekilerek kapatılması esnasında hesap cüzdanının ibraz edilmemesi halinde kimlik tespiti yapılması, ibraname alınması, hesap kartına mudi imzasının alınması, tediye fişindeki bilgilerin hesap cüzdanı ve hesap kartına yazdırılması gerektiğini bilmesine rağmen bunları yapmaması,

tediye fişindeki imza ve parafın kendisine ait olduğunun kabul edilmesi ve sanığın 1986 yılından beri aynı banka şubesinin çeşitli bölümlerinde görev yaptığı da gözetildiğinde eylem zimmet kastıyla gerçekleştirilmiş olup iş yoğunluğu nedeniyle hataen bir başkasına ödeme yapılmış olduğu yönündeki savunmaya itibar edilemeyeceğinden verilen beraat kararı yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun hükmün onanması yolundaki görüşüne katılmıyorum”

” görüşüyle karşıoy kullanmıştır.

Yargıtay C.Başsavcılığınca 26.04.2010 gün ve 101659 sayı ile;

“Sanık hakkında, koğuşturmaya esas Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünün 02.09.2002 gün ve 2002/03 sayılı soruşturma raporu ve eklerinde de belirtildiği gibi; sanığın 1986 yılından beri suça konu şubenin çeşitli bölümlerinde çalıştığı, bu sebeple tecrübeli olduğu sabittir.

Hesap kapatan mudinin, hesap cüzdanını ibraz etmemiş olması karşısında, yanında hesap cüzdanı bulunmayan şahsa ödemenin ancak kimlik kontrolü yapılarak veya ibraname alınmak suretiyle yapılması gerektiğinin sanıkça bilinmesi gerektiği halde, bunların yapılmadığı, hesabı kapatılan mudiye ait hesap kartına mudi imzasının alınmamış olduğu, sistemden uyarıya rağmen ödemenin yapılmış olduğu açıktır.

Sanık tüm bu fiilleri kabul ederek işlerin yoğunluğu sebebiyle belirtilen işlemleri yapmadığını savunmuş ise de, olay günü tediye, tahsil ve mahsup işlemlerinin toplam 61 tane olarak yapılması sebebiyle savunmanın gerçeği yansıtmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, sanığın mudi S... Z....'i’ye ait 51672 nolu hesaptan suç tarihi olan 28.05.2002 tarihinde ödeme yaparken banko-vezne olarak çalışması sebebiyle tek imza ile ödeme yetkisi bulunmakta olup, 28.05.2002/251 tarih nolu mudiye ait tediye fişindeki yetkili imzalar bölümündeki imza, 251 numaralı tediye fişinin ekindeki hesap defterinin ön yüzündeki yetkili imzası, hesap cüzdanının iç yüzünün süre bölümündeki yazılar sanığa aittir.

Vefat ettiği anlaşılan ancak soruşturma aşamasında beyanına başvurulan mudi Süleyman Ziftçi olay tarihinde hastanede tedavi görmekte olduğunu, hesap açılırken verilen vadeli mevduat hesap defterinin elinde bulunduğunu, hesabının kapatılması için bir talimat vermediğini, 01.07.2002 tarihinde parasını çekmek için bankaya müracaat ettiğinde, sanığın temdit işlemi yapılan hesap cüzdanını vermek istemediğini, ancak ısrar edince alabildiğini beyan etmiştir.

Bu sebeplere göre sanığın savunmasının gerçeği yansıtmadığı cihetle, eyleminin sabit olduğu ve bankacılık zimmeti suçunu oluşturduğu”

” gerekçeleriyle itiraz yasa yoluna başvurularak, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.03.2010 gün ve 7619-368 sayılı onama kararının kaldırılıp yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı zimmet suçunun sabit olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dosyanın incelenmesinde;

M... S.... Z...'nin, Ziraat Bankası Acıpayam/ Denizli Şubesinde, 29.01.2002 ve 18.01.2002 tarihlerinde 1,5 milyar bedelli 93 gün vadeli 51672 ve 51564 nolu hesapları açtırdığı, 01.07.2002 tarihinde bankaya müracaat ederek 51672 nolu hesap bakiyesi olan 1.680.067.179 Lirayı çekmek istemesi üzerine, Süleyman Ziftçi’nin 51672 nolu hesabının 28.05.2002 tarihinde mudinin Pamukkale Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördüğü dönemde kapatıldığı, kapanma işleminin servis görevlisi Ş...

Ç... tarafından S.Ç. parafıyla düzenlenen 251 nolu tediye fişi ile gerçekleştirildiği, 251 nolu tediye fişinin ekindeki hesap defterinde, 03.05.2002 tarihli temdit işleminin bulunduğu, hesabın açılışına ve kapanışına ilişkin işlemlerin bulunmadığı, yeni bir cüzdan çıkarılarak tediye fişinin arkasına eklendiği, hesap kapatılırken kimlik tespiti işlemi yapılmadığı, hesap cüzdanının halen mudide bulunduğu,

tediye fişindeki S.Ç. parafı, 28.05.2002 tarihli 251 nolu tediye fişindeki yetkili imzalar bölümündeki imza, fiş ekindeki hesap defterinin ön yüzündeki yetkili imzası, cüzdanın iç yüzünde süre bölümündeki 4.8.02 ve faiz bölümündeki 45 yazıların, kendine ait olduğunun sanık tarafından kabul edildiği, mudinin 51672 nolu hesaptaki parasını çekememesi üzerine, 51564 nolu hesaptaki parasını çekerek bu hesabı kapattığı, bu durumun ortaya çıkmasından sonra 251 nolu tediye fişini banko-vezne olarak görevli bulunması nedeniyle imzalayan ve ödemeyi yapan Ş...

Ç... tarafından, S... Z...adına 04.07.2001 tarihinde 54564 nolu hesabın açılarak bu hesaba, 1.681.000.000 Liranın yatırıldığı, Denizli/Merkez Şubesince, bu paranın Ş... Ç... dan, ibraname ve taahhütname alınmak kaydıyla mudiye ödenmesi görüşünün bildirilmesi ve Ş...

Ç... tarafından, herhangi bir ibraname veya taahhütname imzalamayacağının belirtilmesi nedeniyle ödeme yapılmadığı, gerek mudinin kendi imzaları arasında gerekse takliden atılan imzaların karşılaştırılmasında, 1930 d.lu olan mudinin, imza kabiliyetinin bulunmadığının saptandığı,

Ödemenin yapıldığı 28.05.2002 tarihinde Ş... Ç... tarafından 14 tahsil, 46 tediye, 1 mahsup olmak üzere toplam 61 adet işlemin gerçekleştirildiği, ilgili Bankaca gönderilen gizli ibareli yazıda, eski servis görevlisi Ş... Ç...’ın şubenin çalışkan elemanlarından biri olarak belirtildiği,

Tediye fişindeki imzanın S... Z... elinden çıkmadığı, Ş... Ç...elinden çıkıp çıkmadığı konusunda ise, müspet ya da menfi bir kanaat belirtmenin mümkün olmadığının bildirildiği,

Anlaşılmaktadır.

Şikâyetçi S... Z..., Banka Müfettişi tarafından saptanan 02.08.2002 tarihli beyanında.

29.01.2002 tarihinde 1,5 milyar yatırarak 3 ay vadeli 51672 nolu hesabı açtırdığını, 01.07.2002 tarihinde Acıpayam Şubesine başvurduğundan 28.05.2002 tarihinde paranın çekilerek hesabın kapatıldığını öğrendiğini, bu parayı çekmediğini, hesap cüzdanının kendisinde bulunduğunu, kimseye de bu konuda vekâlet vermediğini, hesabın kapatıldığı tarihte Pamukkale Üniversitesi Hastanesinde yatmakta olduğunu, hesaptan çocuklarının dahi haberinin olmadığını, bu hesaptan başka 18.01.2002 tarihinde 1,5 milyarlık 3 ay vadeli bir hesap daha açtırdığını, parasının bir an evvel faiziyle birlikte ödenmesini istediğini,

parasını alamayıp yüksek sesle söylenince, banka cüzdanını Ş... Ç...’ın önce vermek istemediğini, ısrar edince geri aldığını, Ş... Ç... ’ın kardeşlerinin evlerine gelerek, kardeşlerinin bir hata yaptığını, bunca yıllık çalışması olduğunu söyleyip, parayı ödemek istediklerini ancak kendisinin kabul etmediğini, okuma yazması olmadığından, imza atarken karaladığını söylemiş, vefat etmesi nedeniyle diğer aşamalarda dinlenememiştir.

Sanık Ş... Ç..., Banka Müfettişi tarafından saptanan 02.08.2002 tarihli beyanında; “

“Söz konusu hesabı kapatarak ödemeyi hatalı olarak başkasına yaptığımı sanıyorum, SÇ parafı, 28.05.2002 tarihli 251 numaralı tediye fişindeki yetkili imzası ile hesap defterinin ön yüzü ile iç yüzündeki yetkili imzalar ve yazılar bana aittir, Banko-vezne çalıştığım için tediye fişinde tek imza vardır, 3 milyara kadar yetkiliydik, 51672 nolu hesabı kapatarak,

tediye işlemini nasıl yaptığımı hatırlamıyorum, 28.05.2002 tarihi Salı gününe denk geliyor, o gün buranın pazarı olduğundan şube çok yoğun olur, ödemeyi yaparken, hesap cüzdanı ibraz edilmediği halde, niçin kimlik tespiti yapmadığımı, ibraname veya taahhütname almadığımı bilemiyorum, 51672 nolu vadeli mevduat hesabı kartının açılışından sonra hiç suspanlanmaması, kapatılma işleminde mudi imzası alınmaması,

251 nolu tediye fişindeki bilgilerin hesap cüzdanına ve hesap kartına sistemden uyarı geldiği halde yazdırılmamasının nedenini bilemiyorum, Süleyman Ziftçi bu olay öncesi tanıdığım bir şahıs değildir, 04.07.2002 tarihinde Süleyman Ziftçi adına vadeli mevduat hesabı açarak 1.681.000.000 Lira yatırmamın sebebi, olay açıklığa kavuşana kadar mağdur olmaması içindir.

Oğlu babasının ölümcül hasta olduğunu söylemişti, Denizli merkez şubesinin gönderdiği ibranameyi imzalamamın sebebi ise, ibranameden kasıtlı olarak parayı aldığım anlamı çıkmasıdır, söz konusu hesabın başkasına ödenmesinde kesinlikli kastım yoktur, müşterinin geleceğini bile bile niye hesabındaki parayı alarak kapatayım, şubede toplu servisin işine bakıyor, vadeli, vadesiz tasarruf servisinin işlerini yapıyordum.

Daha önceden benzer herhangi bir hatalı işlem yaptığımı sanmıyorum, 1999 yılında nişanlımdan ayrılınca Denizli Amatem’de 10 gün kadar yatarak tedavi gördüm, halen psikolojik tedavi için ilaç kullanıyorum, ancak ilaçlarım artık yeşil reçeteli değil, kullandığım lustral ve dideral adlı ilaçlar dalgınlık yapıyor, S... Z...’nin, hesapları açtırdığı ilk zamanı hatırlamıyorum, diğer hesabın temdit işleminin başka bir cüzdana yazdırılıp, yazdırılmadığı konusunda bilgim yok, işlemleri benim parafımla bir başkasının yaptığını da söylemem mümkün değil, Ağabeyimin S... Z...i’nin evine gittiğinden haberim yok, daha sonra öğrendim, bankanın vakfına 200 milyon kadar, yani beş maaş kredisi borcum var, bunun dışında kimseye borcum yoktur”

” şeklinde beyanda bulunmuş,

Duruşmalarda ise, S... Z...’ye ait mevduat hesabının kapatılarak sehven başka bir hesaba ödeme yaptığını, hesap sahibinin müracaatı ile yaptığı hatalı işlemin fark edildiğini, kendi hatası nedeniyle hesap sahibinin tüm zararını karşıladığını, suçsuz olduğunu savunmuştur.

Görüldüğü gibi, S... Z...adlı mudiye ait 51672 nolu hesaptaki 1.680.067.179 (1.680 TL.) Liranın çekilip, hesabın 28.05.2002 tarihinde kapatıldığı sabit ise de, sanık savunması, sanığın olay sonrası davranışları, yanlışlığın bir işlemle sınırlı olması, fark edilir edilmez mudi adına yeni bir hesap açılarak, çekilen paranın bu hesaba yatırılması, birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sanığın dalgınlığında kaynaklandığı, mal edinme bilinç ve iradesiyle hareket ettiğine ilişkin kanıt bulunmadığı gibi, mal edindiğinin de kesin olarak saptanamadığı, bu nedenlerle mevcut kuşkuyu sanık lehine yorumlayarak, beraat kararı veren yerel mahkeme takdir ve değerlendirmesi ile bu hükmü onayan özel daire kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, sanığın eyleminin zimmet suçunu oluşturduğuna ilişkin Yargıtay C.Başsavcılığı itirazı yerinde olmayıp, reddine karar vermek gerekmektedir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Üyeleri, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, itirazın kabulü ve yerel mahkeme hükmünün bozulması yönünde oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının REDDİNE,

2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2010 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/106, K. 2010/148, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Zimmet
  4. Türk Milleti Adına
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2010/106
Karar No
2010/148
Tarih
15 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/107 K.2010/4111
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/107 K.2010/7495
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/108 K.2010/4328
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/108 K.2010/11087
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/108 K.2010/157
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/108 K.2010/157

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.