KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/10859 E., 2013/9693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Bozma ilamı üzerine, sanık müdafiine haberdar edilmeden duruşma açılıp yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2- Savunmanın alındığı 23.11.2006 tarihli celseye ait duruşma tutanağının ilk sayfasının hakim tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 219.maddesine muhalefet edilmesi,
3- Dava konusu eşyanın tarafsız bilirkişiye cif değerinin tespit ettirilip buna göre gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değerin hükme esas alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- 4926 sayılı Yasa'nın 34.maddesi ". . On gün içinde ödeyeceğini yazılı olarak bildirdiği ve otuz gün içinde merciine ödediği taktirde hakkında kamu davası açılmaz" amir hükmünü içermekte olup, sanığa ön ödemenin tebliği üzerine, 30 günlük yasal ön ödeme süresi beklenilmeden kamu davası açıldığı cihetle, sanığa yeniden ön ödeme ihtaratı yapılmadan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
5- Gerekeçeli karar başlığında sanık isminin "..." yerine "..." olarak yazılması,
Yasaya aykırı,
6- 4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin 30.12.2008 gün ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınıp, dava konusu eşya hakkında konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak eşyanın cif değerinin tespit edilmesi,
bulunacak cif değer üzerinden gümrüklenmiş değerin gümrük idaresine hesaplattırılması ve bu değerin soruşturma sırasında tespit edilen değere nazaran daha az miktarda olduğunun anlaşılması halinde sanık lehine olan bu değere itibarla sanığa yeniden usulüne uygun şekilde ön ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir kakar verilmesinin gerekmesi,
7- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/10859, K. 2013/9693, 29 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama