KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/13339 E., 2013/17459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar ..., ...,... müdafiilerinin hükmolunan cezanın miktarına göre ve sanık ... ... müdafiinin süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme isteklerinin 1412 sayılı CMUK.nın 318.maddesi uyarınca REDDİNE,
20.01.2009 tarihli duruşma tutanağındaki zabıt katibi imza eksikliğinin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
I-Katılan ... vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;
Açılan davanın niteliğine göre ,suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen müştekinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz itirazlarının 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyizlerine gelince;
Sanık ...'ın banka mudisi ... dan bankada elden teslim aldığı 200.000 Euro'yu banka kayıtlarına geçirmeyerek sanık ...'ya elden verip, ... ...'ında annesi ile ortak olduğu hesaba geçirmesi ve daha sonra bu paranın da ... ... tarafından sanık ... ... hesabına aktarılması ve bu paranın da sanık ... ... tarafından kullanılmasının anlaşılması karşısında sanık ... ve ...'nun eylemlerinin TCK.nın 40.maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmekle eylemin TCK.nın 39.maddesi kapsamında kaldığı yönündeki tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delilere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki hükmün ONANMASINA, sanıklar ... ve ... yönünden üye ...'ün karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi.
III- Sanık ... müdafiinin temyizine gelince
Sanık ... adına açılan hesapların vekaletle oğlu sanık ... tarafından işletildiği, hesaplardaki işlemlerin tamamının ... ... tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla, birlikte hareket ettiklerine dair yeterli delil olmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
5237 sayılı TCK'nun 40.maddesi 2.fıkrası "Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğine taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur" hükmünü amirdir.
Buna göre somut olayda banka zimmeti suçunun asıl faili olan banka görevlisi ...'ın diğer sanıklar ... ile ...'nun azmettirdiğine dair hiçbir delil mevcut değildir. Sanık ...'nin zimmetine geçirdiği paraları ... ...'ya vermesi onunda diğer sanık ...'e kullandırması, bu sanıklar bakımından TCK'nun 39.maddesinde tarifini bulan yardım eden konumunda bulunmalarını gerektiği, bu nedenle her iki sanık yönünden yerel mahkeme hükmünün bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/13339, K. 2013/17459, 3 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama