KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/13675 E., 2013/9977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Suç tarihlerinde Ziraat Bankası ...
Şubesi servis yetkilisi olarak çalışan sanığın bu görevi sırasında banka mevzuatı gereğince düzenlenmesi gereken kredi kartı üyelik ve kredi sözleşmesi ile başvuru formu olmadan, eşinin adını, kızlık soyadını ve gerçeğe aykırı kimlik bilgileri kullanmak suretiyle doğrudan bilgisayar sisteminden kredi kartı başvurusu yaparak aldığı kredi kartlarıyla ATM makinelerinden nakit kredi çekip, alışveriş yapmak, yine kendisi ve eşi adına önceden açılan vadesiz mevduat hesabını Kader Süener isimli şahsa aitmiş gibi gösterip kredili mevduat hesabına dönüştürdükten sonra anılan hesaptan kendisine ait vadesiz mevduat hesabına para aktarıp,
mal edinmek şeklinde oluşan sanık tarafından da kabul edilen eylemlerini bir bütün olarak suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 4389 Sayılı Yasanın 22/3. (5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160.) madde ve fıkrasında öngörülen zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek zimmet suçu yanında dolandırıcılık suçundan da ayrıca hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında zimmet suçundan tayin edilen cezada, müteselsil suç nedeniyle arttırım yapılırken suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 80.maddesi yerine 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
3- TCK 53/1-c maddesinin uygulanmasına hükmedilirken, sanığın alt soyu haricindeki kişiler açısından hak yoksunluğunun infaz tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/13675, K. 2013/9977, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama