KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/13849 E., 2013/9656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük ve müsadere
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, araç sahibinin zarar görmüş bulunması nedeniyle, hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında temel ceza belirlendikten sonra 4926 sayılı yasanın 4/3. maddesi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle cezadan 2/3 oranında indirim yapılırken 6.708 TL yerine 6.108 TL'nin sonuç ceza olarak tespiti aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- 4926 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca, sanıklara önödeme önerisinde bulunulduktan sonra anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olup, yeniden ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekmesi,
2- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2012 gün ve 2011/7-465 Esas, 2012/11 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun belirtilmiş olması karşısında;
tüm dosya kapsamına göre, isnat edilen eylemin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilmesi ve hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile,
mülga 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 34.maddesinin son fıkrasında yer alan, "..gümrük idaresince.." ibaresi, Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, önödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sırasında tarafsız bilirkişinin belirlediği CİF değer üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılan gümrüklenmiş değerin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere önödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre sanıklann hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
3- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
4- Sanıkların eylemi bireysel kaçakçılık olduğu halde para cezasının ayrı ayrı yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
5- Nakil aracında kaçak eşyayı saklamak için özel tertibat bulunmadığı ve araçta ele geçen kaçak eşyanın miktar ve değeri gözetildiğinde müsadere koşulları oluşmadığı halde iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/13849, K. 2013/9656, 17 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama