KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/14603 E., 2011/1831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 Sayılı Kanuna Muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülüğüne, tutukluluk halinin devamına, halen sanığın zimmetinde bulunan bankanın uğradığı zarar olan 54.110,17 TL.nin sanıktan alınarak katılan bankaya verilmesine, 2.921,94 TL nispi harcın sanıktan alınarak hazineye irat kaydına, 6.028,81 TL nispi vekalet ücretinin sanıktan alınarak hazineye irat kaydına
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/ihtilasen zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; eylemlerin 4389 ve 5411 sayılı yasalar zamanında olanları belirlenerek; mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "... suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklinde iken, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup;
A-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
B-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil kabaca incelemede ilk bakışta sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (bilirkişi-grafoloji uzmanı vs) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
C-Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
D-Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
E-Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
F-Gişe yetkilisinin(limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında araştırma yapılarak tediye fişleri kullanarak zimmet suçunu işlediği anlaşılan sanığın her bir eylemi bakımından ayrı ayrı basit veya nitelikli zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve bunun sonucunda hangi eylemlerin basit, hangi eylemlerin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun belirlenmesi ve bir kısım eylem tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesine göre adli para cezasının hesabında yalnızca nitelikli zimmet suçu nedeniyle oluşan zararın dikkate alınması gerektiği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eylemlerin tamamının nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilerek, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2-Karar tarihi itibariyle nispi harcın eksik tayini,
3-Hürriyeti bağlayıcı ceza tayin edildiği halde, katılan lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi,
4-Ödettirilmesine karar verilen banka zararı üzerinden hükmolunan nispi vekâlet ücretinin katılan kurum yerine, hazineye irat kaydına karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/14603, K. 2011/1831, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama