KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/8586 E., 2013/3841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanığın hükümlülüğüne
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
1-Sanığın, müşteri hesaplarından babası ... ile kendi hesabına usulsüz para aktarmak; yine, tarımsal destekleme paralarından babası ..., kardeşi ... ile akrabası ...'ın hesaplarına usulsüz para aktarmak. Dört kişinin ... Hayat Sigortası tazminatlarını usulsüz olarak mal edinmek. 2004, 2005 ve 2006 yıllarında müşterilerden tahsil edilen ...
Sigorta pirimlerine ilişkin usulsüz işlemler yapmak suretiyle zimmmete para geçirmek; banka şubesine gönderilen havale miktarlarını usulsüz tediye etmek, kendi hesabına veya babası ...'ın hesabına aktarmak; mudileri yanıltarak önceden imzalattığı fişleri kullanmak suretiyle tediye işlemleri yapıp, fiş muhteviyatında yazılı paraları mal edinmek;
mudiler yerine sahte imzalar atmak suretiyle tediye işlemleri yapıp, fiş muhteviyatında yazılı paraları mal edinmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle teselsülen nitelikli zimmet suçunu işlediği iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda, anılan eylemlerinin teselssülen basit zimmet suçuna uyduğu kabul edilerek mahkumiyetine hükmolunduğu cihetle;
Sanığın mudileri yanıltarak, onlara önceden imzalattığı fişleri kullanmak suretiyle tediye işlemleri yapıp, fiş muhteviyatında yazılı paralar ile mudiler yerine sahte imzalar atmak suretiyle tediye işlemleri yapıp, fiş muhteviyatında yazılı paraları mal edinmek şeklinde gerçekleştirdiği işlemler dışında kalan tüm diğer eylemleri basit zimmet olarak nitelendirilebilir ise de, mudilerin aşamalarda alınan beyanları ile dosya kapsamına göre, sözü edilen son iki grupta yer alan işlemlerden 9 mudiyi yanıltarak kendilerine önceden imzalattığı toplam 10 tediye fişini kullanmak suretiyle tediye işlemleri yapıp,
fiş muhteviyatında yazılı paraları mal edinmek şeklinde gerçekleştirilen eylemlerin subut bulduğu ve nitelikli zimmet suçunu teşkil ettiği, ancak 5 mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle toplam 6 tediye işlemi yapıp, fiş muhteviyatında yazılı paraları mal edinmek şeklinde gerçekleştirilen eylemlerin basit veya nitelikli zimmet kapsamında kalıp kalmadığının tek tek tespit edilmesi gerektiği gözetilerek;
Dosya, aralarında grafoloji uzmanın da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, mudiler yerine sahte imzalar atılmak suretiyle oluşturulan bu 6 tediye fişi üzerindeki imzaların aldatıcılık özelliğinin bulunup bulunmadığı yönünden rapor alınması, fişler üzerindeki sahte imzaların aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde, bu grupta yer alan eylem ya da eylemlerin de nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilmesi, sonuç olarak, sanığın teselsülen nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması,
5411 sayılı Yasa'nın 160/2. maddesinde "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme bulunduğundan, hükmolunacak adli para cezası yönünden, nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan toplam zarar miktarı gözönünde bulundurularak uygulama yapılması yerine, eksik araşırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Suç tarihlerinde T.C. Ziraat Bankası ... Şubesi'nde sırasıyla imza yetkisiz memur, ikinci derece imza yetkilisi, asistan servis görevlisi ve asistan servis yetkilisi olarak görev yapan sanığın, 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinde belirtilen hak ve yetkilerden birini kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlemesi söz konusu olmadığından, hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, sanık hakkında aynı maddenin 5. fıkrasının uygulanması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/8586, K. 2013/3841, 7 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama