KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/8696 E., 2012/30541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanığın hükümlülüğüne
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Müşteki ... vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede
Banka aleyhine işlenen zimmet suçundan doğrudan zarar görmeyen müşteki ...'nun hükmü temyize hakkı bulunmadığından müşteki vekilinin temyiz inceleme isteğinin CMUK'un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
II- Katılan banka vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede;
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık müdafiinin duruşma isteminin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1- Banka teftiş raporunun ile eklerinin onaysız fotokopi olduğu cihetle, sanık hakkında düzenlenen kanuni soruşturma raporu ile eklerinin asılları ya da onaylı örnekleri dosyaya getirtilmeden, sözü edilen belgelerin hükme esas alınması,
2- Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit yada nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; eylemlerin 4389 ve 5411 sayılı yasalar zamanında olanları belirlenerek; Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse..." şeklinde iken 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri yeterli görülerek "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup, bu duruma göre;
A- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 5411 sayılı yasaya göre, nitelikli zimmet, sahtecilik mudinin bankada mevcut tatbiki imzaları ile karşılaştırıldığında anlaşılamıyorsa banka aldatılmış olacağından 4389 sayılı yasaya göre de nitelikli zimmet,
B- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (Bilirkişi-Grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
C- Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
D- Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
E- Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek sonucuna göre adli gün para cezasının hesap edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eylemlerin tamamı basit zimmet kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi;
3- Kabule göre de; ödettirilmesine karar verilen banka zararı üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Banka zararı hesaplanırken, döviz yönünden suç tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınması gerekirken, katılan bankanın belirlediği effektif satış kurunun zarara esas alınması
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/8696, K. 2012/30541, 5 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama