KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/9553 E., 2010/13237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4208 Sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Düşme, ortadan kaldırma
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanıklar ... ve ...'in ölümleri nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA.
II-Diğer sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
19.11.1996 gün ve 22822 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4208 Sayılı Yasanın zamanaşımını düzenleyen 8'inci maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresi 10 yıl olup bu süre daha sonra 12.12.2003 tarihli ve 5020 sayılı kanunun 16 ncı maddesi ile "onbeş" olarak değiştirilmiştir.
Sanıklara atılı suçun, dava zamanaşımı süresinin suç tarihi itibariyle 10 yıl olduğuna dair 4208 sayılı yasanın 8. maddesindeki düzenleme 5549 sayılı kanunun 26. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış, 1.6.2005 günü yürürlüğe giren 5252 sayılı yasanın 12/b maddesi ile de 765 sayılı TCK.nun yürürlükten kaldırılıp yerine 1.6.2005 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girdiği cihetle; incelemeye konu kamu davası, sanık yararına olan 5237 sayılı TCK.nun 66/l-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımına tabi olmuştur.
Açıklanan nedenlerle;
4208 sayılı yasada yer alan kara paranın aklanması suçlarında zamanaşımı süresi karar tarihi itibariyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre değil, 4208 Sayılı Yasanın 8'inci maddesine göre hesaplanması gerekirken, uygulanma olanağı bulunmayan 765 Sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2. maddelerine dayanılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/9553, K. 2010/13237, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama