KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/3029 E., 2011/7484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik ve 5411 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Resmi belgede sahtecilik suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, 5411 sayılı kanuna muhalefetten hükümlülüğüne
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümden önce 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4. madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26.maddesinin 1.fıkrasının 2.bendindeki "22.maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir." hükmü ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiş,
1.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesinde de 4389 sayılı Yasanın, 5020 sayılı yasanın 26. maddesi ile değişik 24/4. maddesindeki düzenlemenin korunduğu,
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 8.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nın 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.1.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiği göz önünde bulundurularak dosyanın zimmete konu işlemlerin gerçekleştirildiği iddia olunan banka şubesinin bağlı olduğu il merkezinde bulunan görevli mahkemeye gönderilmesinin gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş olup, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, suçun vasıf ve mahiyeti, ceza miktarı ve tutukluluk süresi dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına 31.5.2011 gününde bozmada oybirliği, tutuklu halinin devamı kararında oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
CMK.nun 102/2.maddesinde öngörülen azami tutukluluk süresinin 3 yıl olabileceğini düşündüğümden ve 08.10.2007 tarihinden beri tutuklu bulunan sanık bu süreyi doldurmuş olduğundan, başka suçtan tutuklu yada hükümlü değil ise tahliyesi görüşüyle sayın çoğunluğun tutukluluk halinin devamına ilişkin kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/3029, K. 2011/7484, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama