KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/469 E., 2012/30585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı Yasaya aykırılık
- Hüküm
- Sanık ...'ın hükümlülüğüne
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 14.05.2008 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere.
18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 24/2. maddesine göre "Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür." 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü getirilmiştir.
Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararı ile, 610 sayılı kararı kaldırılarak İstanbul için 8 nolu ağır ceza, diğer iller için 2 nolu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164. maddesinde de 5020 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Kanun'un 24/2. maddesindeki düzenleme korunmuş, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da önceki kararlar ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 1. maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, gerek 5020 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Kanun'un 24/2. maddesi hükmü ve buna dayalı olarak alınan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı, gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164. maddesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 08.12.2005 tarih ve 861 sayılı kararlarına göre, 1999 yılında işlenen Bankalar Kanunundan doğan zimmet suçunda görevli mahkemenin İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesi olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde esastan hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Zimmet nedeniyle meydana gelen zarar saptanırken sanığın katılan bankaya verdiği net zararın (faiz, gecikme zammı ve vergiler hariç) esas alınarak, katılan bankanın 27.07.2009 tarih ve 719/95 sayılı cevabi yazısı ekindeki takip kartonunda yer alan ödeme tarihleri gözetildiğinde sanığın bankanın uğradığı zararı soruşturma başlamadan önce tazmin ettiğinin kabulü gerekeceği, sanık hakkında 5411 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması halinde sözü edilen yasanın 160/4. maddesi uyarınca cezadan 2/3 oranında indirim yapılmasının gerektiği buna göre sanık hakkında 5411 sayılı Yasa hükümlerinin lehe sonuç doğuracağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/469, K. 2012/30585, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama