KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/5339 E., 2013/17407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5846 Sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sulh Ceza Mahkemesi kararı üzerine, sanığa ait iş yerinde umuma açık olarak dinletilen ... adlı yorumcuya ait "... ... ..." adlı eser üzerinde kısa adları ..., ..., ..., ... olan meslek birliklerinin hak sahibi olduklarına ilişkin belgelerin içerisinde ibraz edilmediği bu nedenle davanın düşmesi yerine mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de;
2- Sanık hakkında hükmedilen para cezasının gün para cezası yerine yıl karşılığı adli para cezası olarak tayin edilmesi ve hesaplamanın 360 gün üzerinden yapılması,
3- Temel cezadan suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı yasanın 62. maddesi yerine, suç tarihi itibariyle uygulama yeri olmayan 765 sayılı 59. maddesi gereğince indirim yapılması,
4-Sanık hakkında tayin edilen para cezası taksitlendirilirken ve adli para cezasının hesabında yasa maddesinin gösterilmemesi,
5-5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/5339, K. 2013/17407, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama