KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/6196 E., 2011/18709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 sayılı kanun ve TCK.nun 245/3.maddesine muhalefet
- Hüküm
- Sanığın hükümlülüğüne ve hak yoksunluğuna
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanık müdafiinin, sahte oluşturulan bankamatik kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak suçundan, 5237 sayılı TCK.nun 245/3.maddesi uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine göre yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle anılan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
II-Sanık müdafii ile katılan banka vekilinin zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Türkiye İş Bankası A.Ş.... şubesinde vadesiz mevduat hesabı bulunan... hesabından rızası olmaksızın başkası tarafından 10.03.2006 günü para çekilmiş olduğunu öğrendiğini belirterek 15.03.2006 günü banka şubesine başvurusu üzerine yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, mağdur ...dışında İstanbul Valiliği Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce ayni yardım kapsamında vadesiz mevduat hesabı açılmış başka kişilerin hesabından da 09.03.2004 ila 10.03.2006 tarihlerinde 44 ayrı işlem ve ayrı tarihlerde,
bankada görevli sanık tarafından sahte imzalı fişlerle gerçekleştirilmiş işlemler çerçevesinde toplam 19.455 TL.yı zimmetine geçirdiğinin anlaşılması üzerine sanığın 21.04.2006 tarihinde bankadaki görevinden ayrıldığı ve soruşturma sonucunda sanık hakkında 25.01.2007 tarihli iddianame ile kamu davası açılmasından sonra yapılan yargılama sırasında,
bu kez aynı bankada yatırım ve mevduat hesapları bulunan ...`nın hesabından rızası olmaksızın başka kişilerce para çekildiğini öğrenip 03.10.2007 tarihinde banka şubesine başvurusu ve şikayeti üzerine hem ilgili bankanın görevlilerince yapılan inceleme ve araştırma hem de Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan inceleme ve soruşturma neticesinde, sanığın müşteki Kadir adına ondan habersiz bankamatik kartı çıkartılmasını sağlayıp, çıkarttığı bu kartı müştekiye teslim etmediği halde imzasını bir şekilde aldığı belgedeki imza üzerine kendi eliyle teslim aldığını yazmak suretiyle uhdesine aldığı bankamatik kartını kullanarak müştekinin hesaplarından,
02.03.2005 ila 06.04.2007 arasındaki dönemde 171 adette toplam 106.800 TL.nın sanık tarafından çekildiği tespit edilerek hakkında 10.09.2008 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının da bu dava ile birleştirilerek görüldüğü ve sanığın sahte oluşturduğu bankamatik kartını kullanarak 02.03.2005 ila bankadaki görevinden ayrıldığı 21.04.2006 tarihi arasındaki dönemde toplam 25.550 TL.yı zimmetine geçirdiği saptanmış olmakla;
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/ihtilasen zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "... suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklinde iken, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış bulunmaktadır.
Şu hale göre; sanığın sabit olan zimmet fiillerinden, sahte imzalı tediye fişleriyle gerçekleştirilmiş olanlardan; 4389 sayılı Bankalar Kanunu döneminde olanların basit zimmet, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu yürürlüğe girdikten sonra bankadaki görevinden ayrıldığı 21.04.2006 tarihine kadar gerçekleştirilenlerin ise nitelikli zimmet olarak kabul edilerek sanığın mahkumiyeti ile cezalandırılması gerektiği düşünülmeden, sanığın tüm eylemlerinin basit zimmet olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/6196, K. 2011/18709, 2 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama