KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/6697 E., 2013/3009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, müsadereye ve iadeye
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Eksik araştırma bulunmadığı üyeler ... ile ...'ın karşı oylarıyla ve oyçokluğuyla kabul edilerek yapılan incelemede, Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 04/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
5237 sayılı TCK.nun "yer bakımından uygulama" başlığını taşıyan 8.maddesine göre;
1- Türkiye de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.
2 - Suç;
a ) Türk kara ve hava sahaları ile Türk kara sularında,
b ) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla,
c ) Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla,
d ) Türkiye'nin kıta sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,
İşlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
4458 sayılı Gümrük Kanununu 2. Gümrük Yönetmeliğinin 3.maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinin, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını kapsadığı, Türkiye kara suları ve iç suları ve hava sahası gümrük bölgesine dahil olduğu hükümlerini taşımaktadır.
Dosyamızda ki somut olaya göre, Türk uyruklu kişilere ait iki geminin açık denizde biribirine yaklaştığı ve birinden diğerine petrol boşaltıldığı, sanıkların burada yakalandıkları, iddia edilmekedir.
Suç tarihinde yürürlükte bulanan ve daha soma yürürlüğe giren kaçakçılıkla mücadele yasalarının tamamında genel kural, kaçakçılık (ithal) suçunun gerçekleşmesi için, eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye gümrük bölgesine sokulması, buna teşebbüs edilmesi veya belli şartlarla Türkiye gömrük bölgesine getirilmesine izin verilmiş, daha sonra yurt dışına çıkarılması gerken eşyanın Türkiye gümrük bölgesinde bırakılması gerekmektedir.
Deniz taşıtlarıyla ilgili olarak 1918 sayılı Yasanın 12, 13., 4926 sayılı yasanın 14. ve 5607 sayılı Yasanın 7.maddelerinde özel düzenlemeler mevcut ise de, burada da gemilerin yine kara sularına girmesi halinde, suç yada kabahat teşkil eden eylemleri mevcutsa, adli yada idari cezalar verilebilmesi mümkündür.
Gümrük Kanunu Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinin kapsadığı alanı, Ceza Kanunu ise mülkilik ilkesine göre nerelerde işlenen suçlarda Türk kanunlarının uygulanacağını göstermektedir.
Yine 5237 sayılı TCK.nun 9,10,11,12 ve 13.maddelerinde (765 s.TCK.nun 3,4,5,6.) bir yabancı veya Türk vatandaşının yabancı ülkelerde işlediği suçlardan dolayı hangi hallerde Türkiye'de yargılanabileceğini düzenlemiştir.
Sonuç olarak; kaçakçılık suçunun işlenebilmesi için eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmadan Türkiye gümrük bölgesine gtirilmesi veya buna teşebbüs edilmesi gerekmektedir. Suçun işlendiği ve koordinatları belli olan yerin Türk kara suları içinde kalıp kalmadığı bilirkişi aracılığıyla tespit edilmeden, ele geçen petrolün müsaderesine karar verilmiştir. Burasının açık deniz olması halinde sanıkların el konulan petrolü Türk gümrük sahasına ne şekilde soktukları yada buna teşebbüs ettikleri açıklanmadan, eksik araştırma sonucu el konulan petrolün müsaderesine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu kanaatinde olduğumuzdan bu konuda ki sn. Çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/6697, K. 2013/3009, 4 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama