KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/8241 E., 2013/6638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kaçakçılık
- Hüküm
- Sanıkların hükümlülüklerine
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanıkların dava konusu eylemde iyi niyetli üçüncü kişiye ait aracı kullanmış oldukları anlaşılmakla aracın müsadere edilmemesi sonuç itibariyle doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2012 gün ve 2011/7-465 Esas, 2012/11 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun belirtilmiş olması karşısında; tüm dosya kapsamına göre, isnat edilen eylemin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilmesi ve hüküm tarihinde yürürlükte olan Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile,
mülga 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 34.maddesinin son fıkrasında yer alan, "..gümrük idaresince.." ibaresi, Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiğinden, dava konusu eşyanın konusunda uzman bilirkişiye tespit ettirilen ve lehe olan CİF değeri esas alınarak gümrük idaresinin hesapladığı gümrüklenmiş değerin 4,5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere sanıklara önödeme önerisinde bulunulup, yasal süresi içinde ödeme önerisine uyulmaması halinde de bu miktar esas alınmak suretiyle mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Sanıklar hakkında verilen cezanın 4926 sayılı kanunun 8. maddesi uygulanarak arttırılması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Sanıkların ödeme önerisini yerine getirmemesi halinde;
3-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin adli para cezasını gerektirdiği, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/8241, K. 2013/6638, 12 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama